Boşanmış Çiftler Çocuklarına Nasıl Davranmalı?

Beni tanıyanlar bilir. Eften püften sebepler yüzünden boşanmaya karşıyım. Özellikle de çocuk sahibi olduktan sonra.

Çevremde boşanmış çiftler yok mu? Var. Benim annem, babam bile boşanmış bir çift.

Çok sevdiğim arkadaşlarım birer birer boşanıyor. Bir arkadaşım bundan 10 sene önce evlenmeye karar verdiğinde eşimle bana aynen şöyle demişti: “Sizin dışınızda boşanmayan çift kalmadı. Evlenmesem mi?” 

Haklıydı. Devrimiz “Tahammülsüzlük ve Tatminsizlik Devri”. Kadın ve erkek çalışma hayatında eşit koşullarda çalışırken, ev hayatında durum böyle değil. Eve gelen kadın, erkeğe göre daha fazla sorumluluğa sahip. Buna arabesklik deyin, geleneksellik deyin. Ne derseniz deyin. Ama durum bu. Evde yenilecek yemek, evin tüm düzeni, çocukların bakımı nedense kadının sorumluluğunda. Atalarımız demiş “Yuvayı dişi kuş yapar”. Tamam. Ama bu dişi kuş eve yemek de getiriyorsa, hala yuvayı tek başına mı yapmalı sizce? Erkeğin bu konuda daha fazla sorumluluk alması gerekmez mi?

—–

Peki ya çocuklar?

Çocuklar boşanma konuşmalarında en çok neyi hatırlıyorlarmış biliyor musunuz? Hislerini. Anne ve babanın özenle hazırladığı o anlamlı konuşmayı değil, o sırada hissettiklerini. Ve Psikoterapist ve Boşanma Uzmanı Kate Scharff’ın dediğine göre en önemlisi bu konuşmayı yaparken aşağıdaki durumlara dikkat edilmesi:

  • boşanmanın çocukla bir alakası olmadığını, anne ve baba tarafından beraber karar verildiğini, onun bu durumda hiç bir suçunun olmadığını anlaması
  • çocuğun boşanma sonrasında da anne ve babanın aynı şekilde onu sevmeye ve korumaya devam edeceğinden emin olması
  • çocuğun hiçbir şekilde taraf tutmak zorunda olmadığını bilmesi

bir kahve molası - boşanmaÇeşitli kaynaklarda da benzer yazılar var. Diyorlar ki:

Çocukların taraf tutmasını istemeyin.

Bu konuda çevremde çok örnek görüyorum. “Hımm, demek babanı daha çok seviyorsun.” “Demek öyle baban daha iyi.” “Babana git o zaman.” Herhangi bir kızgınlık anında çocuklarımıza sarfettiğiniz bu sözlerin onları yaraladığını bilin. Kendilerini taraf tutmak zorunda hissediyorlar ve yapamıyorlar.

Karşı Tarafı Kötülemeyin.

Boşanmayla ilgili çocuklara yaşına göre bilgi verilmesini istiyor uzmanlar. Ne çok fazla ne de çok az. Konu hakkında hiç bir zaman eşinizin suçlu olduğunu, kabahatlerini çocuğunuza yansıtmayın. Çocuğunuz sizin arkadaşınız değil. Boşanmanızla ilgili arkadaşınıza söyleyeceklerinizi kesinlikle çocuğunuza söylemeyin.

Boşanmayla güzel bir şeyi eşleştirmeyin.

“Annenin, babanın evinde yeni odan olacak.” “Baban sana bir köpek alacak.” Böyle cümleler ve vaatlerle çocuğun kafasını ve hislerini daha da karmaşıklaştırmayın. Boşanma üzüntülü bir durum. Çocuğun bununla baş etmesine izin vermek gerekiyor.. Yanında olarak, sevgi vererek, ilgi göstererek. Boşanma sonucunda çocuğunuzun yıllardır istediği köpeği ona vermek karmaşık duygular uyandıracaktır. Bir yandan anne ve babasını aynı anda göremeyen çocuk, diğer yandan da köpeği olduğu için sevinecek. Bunu yapmayın diyor uzmanlar.

Eğer eşinizle aynı anda sakin bir şekilde konuşamayacaksanız, ayrı ayrı konuşma yapın.

İyi niyetli bir şekilde bir araya gelebilirsiniz, birbirinizi suçlamadan konuşmaya başlayabilirsiniz. Ama bazen bir süre sonra konuşma karşılıklı suçlamalara ve öfkeye dönüşebilir. Böyle bir durum olacaksa baştan ayrı ayrı konuşmayı düşünün.

Çocukların önünde kesinlikle tartışmayın.

Konuşma tartışmaya gidiyorsa, bunu sonra konuşalım diye kestirip, atın. Telefonda bile olsa çocuğunuzun dinleyebileceği ortamda tartışmayın.

Eşiniz hakkında konuşacak güzel bir şeyiniz yoksa hiç bir yorumda bulunmayın.

Dünyanın en eski kuralıdır bu, “Söyleyecek güzel bir şeyin yoksa, hiç bir şey söyleme“.  Bunu kendinize kanun olarak alın. Ne eşiniz, ne de eşinizin ailesi hakkında çocuğa kötü birşey söylemeyin.

Çocuklarınızı dinleyin.

Çocukların hislerini ve düşüncelerini paylaşmalarını sağlayın. Onları dinleyin. Yargılamadan, koşulsuz seveceğinize inandırarak dinleyin. İletişimin ilk kuralı iyi bir dinleyici olmaktır. Sizi kıracaklarından ya da üzeceklerinden korkarak bazen paylaşmak istemeyebilirler. Dürüst olmalarını sağlayın. Ne söylerlerse söylesinler, sizin açınızdan problem olmayacağını söyleyin. Dertlerine ve problemlerine çare olamazsınız belki ama dinleyerek içlerini dökmelerini ve sizin onları anladığınızı görmelerini sağlayabilirsiniz.

Güven verin.

Çocukların kendini güvende hissetmeleri çok önemli. Ne kadar sık olursa olsun, onlara güvende olduklarını ve anne ve babasının onu hep seveceğini söyleyin. Sık sık sarılın, öpün.

Her şey güzel olacak deyin ama dürüstçe.

Tüm problemleri çözemeyeceğinizi ama beraberce çalışacağınızı söyleyin. Ona karşı dürüst olun. Şartları ve yaşamındaki değişiklikleri beraberce konuşun. Ama dikkat edin, karşı tarafı kötülemeyin. Çocuğunuzun sorduğu tüm soruların cevabını bilemeyebilirsiniz. Öyle bir durumda, şu anda emin olamadığınızı ama bu konuyu araştıracağınızı söyleyin.

Çocukların bir programı olsun.

Çocuklar programlar ve rutinlerle kendilerini güvende hissederler. Belirsizlikte ise güvensiz. Karı koca olarak bir program belirleyin, çocuklarınıza bunu anlatın ve buna uymaya çalışın. Tabii ki bazı istisnalar olabilir. Örneğin Pazartesi, Salı, Çarşamba annede, Perşembe, Cuma, Cumartesi babada olacaksın demek ve programa uymaya çalışmak çocuğa güven verir. Yoksa bir yerden bir yere savrulan bir yaprak gibi kendini kırılgan hisseder. Kendini güvende hisseden çocuk ise sakin olur, öfke nöbetlerine ve aşırılıklara kaçmaz.

Çocukları şımartmayın ve kuralsız anne-baba olmayın.

Boşanan anne-babalarda sık görülen bir durum da sevgiyi kaybetmemek adına çocuğun her isteğinin yapılması. Çocuğunuzun sponsoru ya da kölesi değilsiniz. Siz anne ve babasısınız. Çocuğun anne ve babaya ihtiyacı var. Anne ve babanın temel görevi de çocuğunun sağlıklı, güvenli, mutlu yaşaması için kurallar koymasıdır. Kuralsız anne ve babalı çocuk kendini güvende hissetmez. Çocuğum beni sevsin diye onu hediyelere de boğmayın. Beraber paylaştığınız 1-2 saatte oynayacağınız oyun, yapacağınız minik yürüyüş, beraber yapıp, yiyeceğiniz bir yemek onun için dünyalara bedel.

Kendinize de özen gösterin ve şikayet etmeyin.

Boşanmayı siz istediniz, beraber karar verdiniz ya da karşı taraf istedi. Hangi durum olursa olsun, şikayet etmeyin. Ayakta durun. Kendinize bakın. Arkadaşlarınızı arayın. Sosyalleşin. İnzivaya çekilmeyin. Çocuğunuz  sizi örnek alıyor, unutmayın.

Bu yeni durumdan da şikayet etmeyin. Evet, zor olacak. Eskiden hemen aradığınız ve problemi çözen eşinizi artık arayamayacaksınız. Çocuğunuzun yemeğini, bakımını, dersini, hislerini eskisi gibi paylaşamayacaksınız. Sizdeyse çocuğunuz, bütün bunların hepsinden sorumlusunuz. Yardımcı olmak durumundasınız. O sizin çocuğunuz.

Eski eşinize sevginiz bittiyse bile saygılı davranın.

Belki eşiniz sizi aldattı, belki de hiç affedemeyeceğiniz bir şey yaptı. Affetmeyin. Zaten boşandınız. Çocuğunuz olmasaydı, zaten silerdiniz hayatınızdan. Ama çocuğunuz olduğu için onunla iletişim halinde olmalısınız. Söylemesi kolay ama ona olan saygılı tavrınızı edinmenin tam zamanı. Siz ona saygılı ve mesafeli davrandıkça o da öyle karşılık vermek zorunda kalacak. Çocuklarla ilgili ilerleyen yıllarda okulu, hastalıkları, evliliği, torun vs. pek çok konuda konuşmak zorundasınız. Hiç bir şey olmasa hafta içindeki programı için telefon etmek ya da mesaj çekmek zorundasınız. Tüm köprüleri yıkmayın. Saygılı, kısa ve net olun. Hisleri işe hiç karıştırmayın.

Çocuğunuzun anne ve babası ile sağlıklı iletişim halinde olması uzun vadede onun için doğru olandır. Öfkenizi, üzüntünüzü paylaşmak için çocuğunuzu kullanmayın. Arkadaşlarınız, aileniz hatta bir terapist size yardımcı olabilir.

Yine de üzülmeyin. Bazı kaynaklar boşanmanın etkisinin çocuk üzerinde 1-2 seneden fazla sürmeyeceğini söylüyor. Amerika’da 2002 yılında yapılan bir araştırmada çocukların boşanma ile ilgili streslerinin ilk şoktan sonra azaldığı bulunmuş. Özellikle eşlerden en az biri iyi idare eden bir ebeveyn ise boşanmanın çocuk üzerindeki etkisi azalıyormuş. Yani sizin olaya nasıl baktığınıza bağlı herşey.

Yukarıdaki tüm liste de kulağınızda küpe olsun.

Portrait of a smiling family in the carpet

Boşanmayı düşünenlere ise:

Çocuk yetiştirmek zaten zor. Emin misiniz?

Sebebiniz gerçekten önemli mi?

Karşınızdaki insanı neden seçmiştiniz? Dönüşü imkansız mı?

Bir daha düşünmek istemez misiniz? Aile olmak güzel değil mi?

 

Bir Kahve Molası

Bahar Anahmias, the child of divorced parents

Kaynak: http://www.helpguide.org

http://www.huffingtonpost.com

Çocuklardan anne babaya mektup tık tık

 

 

 

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

Boşanmış Çiftler Çocuklarına Nasıl Davranmalı?” için bir yorum

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: