Çocuğumun Büyümesine İzin Veriyor muyum? Ya da Çocuğum 18 Yaşına Geldiğinde Neler Yapabilmeli?

Bulunduğum platformlarda sürekli konuşuluyor:

  • 3 yaşındaki çocuğum şunu şunu yapabiliyor. Ama şunları yapamıyor. Normal mi?
  • İlkokula başlayan kızım neler yapabilmeli ki ilk senesinde problem yaşamasın?
  • Çocuğumun büyüdüğünü ve daha çok sorumluluk alabileceğini nasıl anlayacağım?
  • Yurtdışına okumaya gidecek çocuğum acaba hazır mı?
  • Okul gezisine gitmenin ideal yaşı nedir?
  • Çocuğum arkadaş ilişkilerinde başarısız. Ne yapmalıyım?
  • Okulda öğretmeni kızıma taktı. O ne yapacağını bilemiyor ama ben yapacağımı bilirim.

Tüm anne ve babalar fanusta büyüttükleri çocuklarının belli bir yaş gelince sihirli bir değnek değmişçesine bazı becerileri edinmelerini bekliyorlar.

Peki ama biz o becerileri edinmeleri için yeterli olanak sağlıyor muyuz?

Bu sorular kafamda üşüşürken Facebook’ta gezinirken sürekli karşıma çıkan bir makaleye kayıtsız kalamadım. Eski Stanford Dekanı’nın yazdığı bir makaleydi bu. Gençlerin 18 yaşında en az neler yapmaları gerektiğini yazmıştı. Stanford’a girme başarısı göstermiş bu gençler hayat becerileri konusunda sınıfta kalmıştı.

Ben de sizler için bu başlıkları Türkçe’ye çevirdim, sonuna da birkaç ekleme yaptım:

1. 18 yaşında bir genç yabancılarla konuşabilmelidir.

Gerçek dünyadaki fakülte çalışanları, dekan, mağaza çalışanları, insan kaynakları çalışanları, banka memurları, sağlık çalışanları, otobüs şöförleri, tamirciler vs. ile. Çocuklarımıza yabancılarla konuşmanın tehlikeli olduğunu öğretiyoruz. İletişimin başarmanın temellerinden biri olduğu günümüzde iyi ile kötüyü ayırdedebilme becerisi, insanlara yaklaşabilme becerisi çocuklarımıza ilk öğretmemiz gereken olmalı.

2. 18 yaşında bir genç kendi kendine yolunu bulabilmelidir.

Üniversitede, bulunduğu şehirde, okumaya ya da çalışmaya gittiği yerde. Çocuklarımız onları sürekli bir yerden bir yere götürdüğümüz için yön bulma becerileri edinemiyorlar. Kendi başlarına dolmuşa, otobüse binmelerine her zaman izin vermiyoruz. Bazen sadece taksiye binmelerine “lütfen” izin veriyoruz. Dış dünyanın onlar için yeterince güvenli olmadığını düşündüğümüz için.

3. 18 yaşında bir genç ödevlerini, derslerini, teslim tarihlerini kendi kendine yönetebilmelidir.

Çoğu ebeveyn çocuklarının ödevini bir polis titizliğiyle takip edip, sürekli onları uyarmayı kendine iş ediniyor. “Hadi ödevin var, sınavına çalıştın mı?” diye sürekli yönetilen genç büyüyüp kendi başına kaldığında tüm bu işleri önceliklendirme ve sıraya koyma becerisini edinemediği için başarısız olmakta.

4. 18 yaşında bir genç bir evi çekip çevirmeyi bilmelidir.

Programları çok dolu olduğu için çocuklarımıza ev işlerinde görev vermiyoruz. Bu nedenle de ne kendi ihtiyaçlarının ne de başka insanların ihtiyaçlarının nasıl giderileceğine dair bir fikirleri yok. Tek başlarına kaldıklarında ise en basit ihtiyaçlarını bile kendi başlarına gideremiyorlar.

5. 18 yaşında bir genç kişisel problemlerini çözebilmelidir.

“Arkadaşınla kavga mı ettin? Ben şimdi onu arar, aranızı düzeltirim.” Çocukluk ve ilk gençliklerinde kişisel problemlerini çözen ebeveynleri yüzünden bu gençler ilişkileri ile ilgili problemlerle karşılaştıklarında başarısız oluyorlar.

6. 18 yaşındaki bir genç hayatın iniş ve çıkışlarıyla baş etmeyi bilmelidir.

Dersler, üniversitedeki olaylar, rekabet, zor öğretmenler, zor patronlar, vs. vs.

“Matematikten bu notu almana imkan yok. Ben okula gelip, görüşeceğim, sınav kağıdını göreceğim.

Çocuklarımızın başı ne zaman sıkışsa biz devreye giriyoruz. Ve onlar için işi kolaylaştırıp, gerekli konuşmaları yapıyoruz. Onlar bu durumun getirdikleri ile uğraşmadan hayatlarına devam ediyorlar.

7. 18 yaşında bir genç para kazanmayı ve bu parayı yönetmeyi bilmelidir.

Çocuklarımızın üniversite öncesi para kazanmasına izin vermiyoruz. Ne zaman ihtiyaçları olsa parayı onlara biz veriyoruz. “Anne, param bitti.” “Tabii ki kızım,al sana 100TL.”

Para nasıl kazanılır, paranın değeri, çalışmanın ve karşılığının ne olduğu hakkında fikirleri yok. Part-time bile olsa çalışmaları paranın değerini anlamaları için fırsat olabilir. Parayla ilişkileri onlara izin vermezsek doğru gelişmiyor.

8. 18 yaşında bir genç risk alabilmeli.

Biz ebeveynler tüm hayatımızı çocuklarımıza göre şekillendirip, önlerine de pürüzsüz, engebesiz bir yol haritası veriyoruz. Böylece çocuklar başarmanın aslında düşüp, düştüğü yerden kalkabilmekten, dayanıklı olmaktan, azimden geçtiğini öğrenemiyorlar. Risk alamıyorlar. En küçük bir başarısızlıkta bizi arıyorlar.

Eski Stanford dekanının paylaştıkları bunlar. Bizim çocuklarımıza uyanlar da olabilir, uymayanlar da. Ama bunlar düşündürücü özellikler.

Benim bu özelliklere eklemek istediklerim ise:

9. 18 yaşında bir genç sorumluluk alabilmelidir.

Oy verme ve reşit olma yaşının 18 olduğu göz önüne alınırsa, şimdiki gençlerin bu yaşa geldikleri halde neden hala çocuksu tavırlarda oldukları ve davranışlarının sorumluluğunu almadıkları soru işareti. Şimdiki 18 yaşlar sanki bizim yaşımızın 14 yaşı. Ne olmak istedikleri, hayatları ve hedefleri hakkında bir fikirleri yok. Hayatlarının sorumluluğunu alamıyorlar.

10. 18 yaşında bir genç bazen lider bazen takipçi olabilmeli.

Takım çalışması yapabilmeli. Gerektiğinde lider olup, başı çekmeli, bazen de başkalarının ön plana çıkmasına izin verip, takımda bir eleman olarak yer alabilmeli. Bizler onları fazlasıyla pohpohlayarak bu özelliklerini ellerinden alıyoruz. Tüm gençler lider olmak istiyor.

11. 18 yaşında bir genç empati kurabilmelidir.

Ne yazık ki yeni nesil, tüm dünya onların çevresinde dönüyor zannediyor. Bunun da esas nedeni onların çevresinde pervane olan bizleriz. Değişen dünya ve teknoloji empati gibi insanca becerilerin prim yapacağı bir dünya olacak.

12. 18 yaşında bir genç öfkelenmeden tartışabilmeli.

JMUN, MUN (Model United Nations – Model Birleşmiş Milletler) vs. derken gençlerimizin müzakere becerilerinin geliştiğini düşünüyoruz. Öte yandan ellerindeki aletlerle sürekli mesajlaşan gençlerin müzakere becerileri gittikçe azalıyor. Kişisel konularda anlaşma ve uzlaşmaya varmayı beceremiyorlar. Zorbalık, alaycılık veya şiddetle üste çıkmaya çalışıyorlar.

13. 18 yaşında bir genç yeniliklere adapte olabilmelidir.

Çağımız değişim çağı. Gün geçmiyor ki yeni bir uygulama, yeni bir teknoloji hayatımıza girmesin. Gençlerimizin gözü açık ve yeniliklere çabuk adapte olabilen kişilikleri olmalı. Bu yenilikleri eğitim veya iş hayatlarında nasıl kullanabileceklerini hemen kavrayabilmeliler.

14. 18 yaşında bir genç girişimci olabilmelidir.

Dijital çağ aslında bir fırsatlar çağı. Forbes 30 yaş altı milyonerler adı altındaki listeleri sürekli yayınlıyor. 30 yaşında milyoner olabilmek için 30 yaşından önce birkaç girişimde bulunup, başarısız olmalılar ki, başarısızlıklarından öğrenebilmeliler. İster kendi işini kurmak için, isterse de bulunduğu ortamda yenilik yapmak için inovatif düşünmeye alışmalılar.

15. 18yaşında bir genç etrafı ile ilgili olmalı, güncel olayları ve dünyayı takip etmelidir.

Sosyal medya, google, texting gençlerimizi kısa ve kompakt bilgilere alıştırıyor. 18 yaşında oy verme, ehliyet alabilme ayrıcalıklarına sahip olan gençlerimizin çevreleri ile daha ilgili olmaları gerekmektedir. Sohbet ortamında, kültürel konuşmalarda iki laf edecek bilgiye sahip olmalılar. Bazı yarışmalarda 18 yaşındakilerin yorumları ve cevapları gerçeklere son derece uzak olduklarını ispatlar nitelikte.

16. 18 yaşında bir genç yaratıcı olabilmelidir.

Sanat, spor, akademik başarı, ne derseniz deyin, birinde ya da birkaçında yaratıcı olabilmeli. Yaratmaktan korkmamalı. Yanlış yapmaktan, yargılanmaktan korkmamalı. Çocukken sahip oldukları yaratıcılıklarını notlar, dersler vs. ile köreltmemeliyiz.

18 yaşında anne-baba olmuş, belki de evini çekip çeviren, işini kuran ebeveynlerin çocuklarıyız. Onların anlattıkları ile büyüdük.

Pekii biz?

Çocuklarımızın büyümelerine izin veriyor muyuz?

Onları hayata hazırlamak için ne yapıyoruz?

Peki ya siz bu listeye neler eklemek isterdiniz?

Sevgiyle,

Bahar Anahmias, the concerned parent

Bir Kahve Molası

Kaynak: www.businessinsider.com

 

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: