Çocuklara Terör Nasıl Anlatılmalı?

Son dönemki olaylar yüzünden 10 gündür hiç birşey yazmadığımı farkettim. Açıkçası çocuklarımı yetiştirirken yaptıklarımı, öğrendiklerimi, dinlediklerimi, okuduklarımı sizlerle paylaşmak son derece hoşuma gidiyor. Hele hiç tanımadığım insanların ‘Beni anlatıyor, teşekkür ederiz, çok beğendim’ yorumları doğru yolda olduğumu, paylaşmaya devam etmemi söylüyor kulağıma. Neden yazamadım? Evet, itiraf ediyorum, korktum. Kendim için değil, çocuklarım için, sevdiklerim için korktum. Onların nerede olduğunu, tehlikede olup, olmadığını sorgular buldum kendimi. 2,5 yaşındaki minicik bir kız çocuğu SEBEPSİZ yere bombalamadan etkilenip, hastanede yaşam savaşı verdiği için korktum.

  • Trafikte arabayı dikkatli kullanmayı biliyorum kazadan korunmak için
  • Sağlıklı kalabilmek için ne yapmam gerektiğini biliyorum.
  • Çocuklarım, eşim hastalanınca nasıl iyileştirmem gerektiğini biliyorum.
  • Ama terörist neye benzer, nasıl sakınacağım, nerelere bomba atarlar, neden bunu yaparlar, bilmiyorum.
  • Çocuklarım kendilerinin ve bizim güvenliğimizden şüpheye düşerse ne diyeceğimi bilmiyorum.
  • Hayatım normal seyrine kavuşacak mı bilmiyorum.

Büyük kızım Salı günü beni aradığında Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçiyordum. Boğaz Köprüsü’ndeki bomba ihtimalinden korkmuş, nerede olduğumu sorguluyordu. Beni düşünüyordu.

Cumartesi İstiklal caddesindeki bomba olayında ise annem, eşim, babam telefona koşup, birbirimizi aramıştık.

Terör tüm dünyada, terör her yerde, terör Paris’te, terör Ankara’da, terör İstanbul’da.

Korkumun beni ve hayatımı ele geçirmesine izin vermek istemedim. Bugün sabah ailece kahvaltıya gittik. Yollar bomboştu. Her zaman kalabalık olan gittiğimiz kafede 1-2 aile vardı.

Eve geldim, tüm gazeteler bu konuyu yazıyor, sosyal medya korku, endişe, üzüntü verici haberlerle sarsılıyordu.

Oturdum araştırmaya başladım: Çocuklara terör nasıl anlatılır, çocuklarım benimle konuşunca ne demem gerekir? Sağolsun çok beğendiğim Yankı Yazgan beyefendi bu konuda Hürriyet Gazetesi’nde bir yazı yayınlamış. Öncelikle onu sizlerle paylaşmak istedim:

Çocuklarımızın ruh sağlığını çatışmaların ve terör amaçlı saldırıların olumsuz etkilerinden korumak için neler yapabiliriz? Terör ve çatışma ortamları insan zihnini nasıl etkiler?

Çocukların anne-babalarının ve çevrelerindeki yetişkinlerin ruh durumlarının terör ve çatışmalardan nasıl etkilendiği çok önemli. Terör bombalı saldırılar şeklinde beklenmedik yer ve zamanlarda, rastgele karşımıza çıkınca, her gün geçtiğimiz sokak gibi hayatın parçası olan yerler tehlikeli olarak zihnimize yer ediyor. Hiç bir yerin güvenli olmadığı hissini doğuruyor. Geleceğe ilişkin olumlu bir düşünceye de yer bırakmıyor. Hayat toptan tehlikeli gelmeye başlıyor. Üzüyor, korkutuyor, öfkelendiriyor, kontrolsuzlaştırıyor.

Çocuklarımızın ruh sağlığını şiddetin yoğun olduğu koşullarda korumak nasıl mümkün olabilir?

Terörün beklenmedikliği ve ağırlığı, zihnimizin doğru çalışmasını engelleyebilir. Şiddetin yarattığı dehşetin boyutu düşünmeden hareket etmemize sebep olabilir. Yetişkinlerin kendi ruh sağlığını koruyabilmeleri önemli. Ağır terör ve savaşın yarattığı şiddet koşullarında yaşanan ülkelerde çocuklar ve ailelerle yapılmış çalışmalar var. Aile içindeki iletişimin güçlenmesi, aile üyelerinin birbirine verdiği değer ve gösterdiği özen ve barışçı bir dil şiddetin olumsuz etkilerine karşı çocukların ve anne-babanın ruh sağlığını koruyucu oluyor.

Her çocuk farklı etkileniyordur herhalde. Nasıl farklar gözlenebilir? Yaşlarının önemi var mı? Aile ortamı ve sosyal desteklerin niteliği etkili.

Çocukların yaş grupları önemli. Örneğin, ilkokul çocukları korkuyu tanırlar. Ancak korkunun az mı, çok mu olduğunu tanımlamakta zorlandıklarından ötürü ufacık bir korku bile hemen büyür. Korkutucu bir durumun ne kadar tehlikeli olduğunu, ne kadar korkacaklarını değerlendiremeyebilirler.

Okul öncesi yaştaki çocuklar ise korkutucu bir durum olduğunu çevredeki ipuçlarından anlayabilirler, ama nasıl adlandıracaklarını bilemedikleri için, korku davranışlarındaki kontrolsuzluk şeklinde ortaya çıkabilir.

Anne-babalara 7 tavsiye:

1. Çocuklarınızla birlikte olmak için her fırsatı kullanın; onlarla beraber geçirdiğiniz zamanları çoğaltın. Hiç olmazsa, akşam yemek saatlerinde, sofrada birlikte olun. Aile içinde birbirinize yakın
durmanız rahatlatıcı, güven verici olur. Güven duygusu iyimserliğe, geleceğe ilişkin düşünebilmeye olanak verir.

2. Başınıza gelebilecek tehlikeli durumlar hakkında konuşmak istediklerinde, susturmayın, dinleyin. Onun korkularını ve endişelerini dile getirmesine fırsat verin. Bütün bunların olması için oturup zaman ayırmanız gerekir. Ayaküstü geçiştirici konuşmalar yapmak yerine, oturun yere yanıbaşına, aklına gelenleri söylemesi için fırsat verin.

3. Sırf teselli olsun diye “yok bir şey” demeyin. ‘Bir şey’ var. Ama siz ve onu sevenler onu korumak için ellerinden gelen her şeyi yapmayacaklar mı ? Aldığınız önlemleri tek tek söyleyin.

4. Çatışmalardan, terörden etkilenen, etkilenebilecek başkalarını korumak için çocuğunuzla birlikte neler yapabileceğinizi düşünün. Çatışmaları durdurmak için yetkililere mektup yazabilir, terörden doğrudan ya da dolaylı etkilenen çocuklara ihtiyaçlarını karşılayacak malzemeler toplayıp gönderebilirsiniz. Gündelik hayatta şiddet uygulamayan, ilişkilerinde barışçı bir çocuk olmasını teşvik edebilirsiniz.

5. Çocuk derse ki: “Korkuyorum”…. Çocuğunuzun korkusuna kulak verin, her zamankinden daha fazla ilgi ve yakınlık gösterin. Korkunun onun günlük davranışlarını engellemesine fırsat vermeyin, çekindiği ve kaçındığı şeyleri saptayıp, bunları yapması için yüreklendirin.

6. Anne-baba derse ki: “Her zamankinden çok ilgi istiyor, çok bencilleşti”… Çocuğunuza verdikleriniz yetmiyorsa, ihtiyaç giderek artıyorsa, onu rahatlatmak için daha fazla ve daha uzun zaman ayırmaktan çekinmeyin.

7. Çatışma ve terör haberleri ve konuşmaları çocukları gerginleştirebilir. Çocuklar gerginleştiklerinde ne yaptıklarını çok iyi kontrol edemeyebilirler. Davranışlarını kontrol etmekte zorlandıklarında, çocuklara nerede duracağını göstermek işe yarar: tatlı-sert uyarılarda bulunabilirsiniz. Kendisini tutmayı, durabilmeyi öğreten oyunlar oynatabilirsiniz.

Dr. Yankı Yazgan “

 

Bu yazı bana yol gösteren bir kılavuz oldu doğrusu. Internette yaptığım diğer araştırmalardan da Paris ve 9/11 (Amerika) olayı sonrası psikologların öğütlerinden bir kısmını not ettim. Bunları da sizinle paylaşmak isterim:

  • Öncelikle her zaman en önemli unsur iletişim. Çocuğunuzu dinlemenizi söylüyorlar. Onu önemsemenizi, duygularını, düşüncelerini ifade etmesine izin vermenizi. Ne kadar bildiğini, bu konunun onu ne kadar etkilediğini öğrenmenizi tavsiye ediyorlar.
  • Çocukların yaşları ne olursa olsun terörle ilgili rahatsız edici nitelikteki video ve görselleri izlemelerine izin vermemenizi öneriyorlar. Özellikle küçük yaştaki çocuklar bu tarz görsellere maruz kaldıklarında kabuslar, endişeli psikolojik durumlar yaşayabiliyormuş. Yanlışlıkla böyle bir video, haber, vs. yi onlarla beraberken seyredersek de fazla tepki vermeden kanalı değiştirmek gerekiyormuş.
  • Özellikle küçük çocuğunuzun oynarken bombalama, evlerin yıkılması vs. gibi terimleri kullandığını görürseniz, oyuna katılıp, ‘Evet, bomba evi yıktı. Sence daha sağlam olması için ne yapmalıydık?’ gibi yorumlarla, insanın güçlü olduğunu, her zaman, her durumda yapılabilecek şeyler olduğunu belirtmenizi tavsiye ediyorlar.
  • Daha büyük çocuklar için ise önce ne bildiklerini öğrenip, ona göre konuşmayı öneriyorlar. ‘Birşey yok’, ‘Korkmana gerek yok’ gibi olayları veya onların duygularını hiçe sayan, birşey yokmuş gibi davranan anne-babaların doğru yapmadığını belirtiyorlar. Doğru olan çocuğun duygusuna saygı göstermek, ‘Korkman son derece normal  ama biz, polis, devlet, vs. bu konuyla ilgili, insanları korumak için elinden gelen herşeyi yapıyor’ şeklinde gelecek için umut verici konuşmalar yapmak.
  • Çocuklara her zaman dürüst davranmamız gerekiyor. ‘Bizim mahallede olmaz’ gibi inandırıcı olmayan, sizin de inanmadığınız cümleler onların da inandırıcı bulmayacağı cümleler. Onun yerine ‘Bu civarda olmaması için herkes elinden geleni yapıyor. Bu konuda bilgilenmemiz ve nasıl davranacağımızı öğrenmemiz önemli.’ gibi cümleler daha gerçekci. Terör konusunda bilgilenip, onları da anlayacakları dilde, ihtiyaçları olduğu kadar bilgilendirmek gerekli. Sormadıkları, yaşlarına uygun olmayan, detaylı bilgiyi vererek kafalarını karıştırmak çok da doğru değilmiş.
  • Her konuda olduğu gibi bu konuda da çocuklar büyüklerini örnek alıyorlar. Biz geleceğimizden tereddütlü, korkak, endişeli bir tutum içinde olursak, onların da farklı olmaları zor.
  • Okulda ve evde terörizm için aynı dilin konuşulması, okulda konuşulanların aile tarafından bilinmesi de tutarlılık için önemliymiş.
  • Çocuklar bu konuda aksiyon almak istiyorlarsa almalarına da izin vermek gerekliymiş. Terörün engellenmesi için başbakana mektup yazmak, ya da terörden mağdur insanların ailelerine yardım etmek gibi.
  • Daha küçük çocukların kendilerini güvende hissetmesi için yaptıkları bazı şeyleri örnek göstererek ‘Arabada emniyet kemerini takmak, bisiklet kullanırken kask takmak’, terör konusunda da güvenlik önlemlerinin polis, devlet, güvenlik güçleri tarafından alındığını belirtmek onların  kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlıyormuş.
  • Anne-baba olarak bu tarz bir deneyim yaşayıp, üstesinden geldiysek bunu anlatmak için de çok doğru bir zamanmış. Ben şahsen 70’lerin sonunda çocukluğunu yaşamış biri olarak bu konuyu onlarla paylaştım. Hayatta bu tür olayların olabildiğini, ama hepimizin yine de okula gittiğini, babamın işe gittiğini, yaşamın devam ettiğini belirttim.
  • Özünde ‘Çocukların insan olmaya ve insanlığa olan inançlarını kaybetmemelerini sağlamak lazım.’

Bunları yazdım. Korkularım, endişelerim geçti mi? Açıkçası tam olarak değil. Ama öğrendim ki her konuda olduğu gibi bu konuda da çocuklarıma örnek olmam lazım.

Ardından… Az önce Galatasaray – Fener derbisinin ertelendiğini öğrendim.

Ama hayatı ertelemek? Mümkün mü?

Bence değil.

Ben derim ki:

  • Güçlü olalım,
  • Örnek olalım,
  • Önlem alalım ama
  • Hayatımıza devam edelim.

Sevgiyle,

Bahar Anahmias,

Bir Kahve Molası

 

Not: Daha detaylı bilgi isteyenler için:

American Academy of Child & Adolescent Pscychiatry

Time: How to talk to kids about Paris attack

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: