Çocuklarımızın Mutlu Olmasını Nasıl Sağlarız?

Vakit buldukça seminerlere gitmeye, online olarak TED konuşmaları seyretmeye, yeni şeyler öğrenmeye ve onu çevreme aktarmaya bayılırım. Neden? Yeni duydum:  Öğrenmek Dopamin hormonu salgılıyormuş. Dopamin ise ‘mutluluk hormonu’ olarak biliniyor. Ne mutlu bana, beni mutlu eden şeyi buldum işte.

Anne olunca başka bir faza geçiyorsunuz. Sizden başka küçük insanların istekleri, yaşamları, mutlulukları sizinkinin önüne geçiyor. Nasıl demeyin. Öyle işte. Arada sırada sadece kendiniz için birşeyler yapsanız da bilgisayarda arka planda açık duran ve sürekli çalışan pencereler gibi ‘Çocuk’ penceresi hep açık. Hayat amacınızın büyük bir kısmını onun sağlıklı gelişimi, öğrenmesi ve mutluluğu alıyor.

Peki biz kendimiz nasıl mutlu olacağımızı bilemiyorsak, onlara bunu nasıl vereceğiz?

Mutluluğu genel anlamda 2’ye ayırıyorlar:

1. İç Kaynaklı Mutluluk – Kişiliğimiz, değerlerimiz, prensiplerimiz, ilişkilerimiz sayesinde yakaladığımız mutlu anlar

2. Dış Kaynaklı Mutluluk – Başarı, statü, para, mevki ile edindiğimiz mutlu anlar

Hangisi daha sürdürülebilir? Tabii ki 2.si. Evet başarı da lazım, ama her ulaştığınız hedefin bir üstünde daha yüksek bir hedef var. Mezun oldunuz, araba almak istiyorsunuz. İlk arabanız Renault Clio, 5 sene sonra bir üst model, bir 5 sene sonra ise ailece binebileceğiniz daha konforlu ve büyük bir araba. Çok iyi kazanıyorsanız neden bir de şöför tutmayasınız? Bu böyle sürer gider. Her sahip olduğunuz kısa bir süre sizi mutlu eder. Sonra ona o kadar alışırsınız ki, daha önce nasıl yaşadığınızı bile unutursunuz.

Başkaları için güzel görünmeye çalışmak da aynı şekilde. Zayıfladınız, belki estetik yaptırdınız. Bir kere estetik yaptıranın bir daha, bir daha yaptırdığını gazetelerden takip edebiliyoruz. Bu yola girdiğiniz zaman sonu gelmiyor. Güzellik endüstrisi neden bu kadar büyük sanıyorsunuz?

Aynı mantık iş hayatında da geçerli. Basamakları tırmanmak, bir üst seviyeye geçmek, belki CEO olmak güzel ama mutluluklar kısa ve sürdürülebilir değil.

Peki 1. tip mutluluğa bakarsak, neler göreceğiz? Orada değerler var. Orada prensipler, aile, ilişkiler ve kişilik var. Orada hırs yok. Orada ‘Elalem ne der?’ yok. Sizi beğenmişler, beğenmemişler, tasvip etmişler, etmemişler, umurunuzda değil. Çünkü siz değerlerinizin, prensiplerinizin doğrultusunda yaşıyorsunuz. İçiniz rahat. İlişkilerinize önem veriyorsunuz. Sık sık arkadaşlarınız ve ailenizle bir araya geliyorsunuz.

Mutluluk insanın içinde.

Hemen bugün çocuklarımızla kaç aldıklarını, ya da üzerlerine giydiklerinin onlara çok yakıştığını konuşmayı bırakalım.

Onlara değerlerimizi, hayatta önemli olan değerleri aktarabileceğimiz bir sohbet ortamı yaratmaya çalışalım. Hep söylüyorum, yine söyleyeceğim: Akşam yemekleri bunun için ideal bir ortam. Günlük olaylardan yola çıkarak değerler aktarılabilir. Haberlerde çıkan örneklerin bile altı çizilebilir. Çocuklarımızın başından geçen olaylarda ‘Sence ne olmalıydı? Arkadaşın burada doğru mu yaptı?’ gibi yönlendirmelerle doğruyu onların bulmasını sağlayacak cümlelerle, duygularına önem vererek konuşmak iyi gelebilir. Doğru konuşmakla ilgili bir yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Bir diğer yazımda ise değer bilmek ile ilgili bazı ipuçları vermiştim.

Eğer bunları yapmazsak, bizi notları ile mutlu etmeye çalışan ve bizden de sürekli birşeyler talep eden bir nesil yetiştirmiş olacağız. Benden söylemesi.

Bahar Anahmias

Bir Kahve Molası

Mutlu olmanın yolları için tık tık.

Mutluluk için kolay bir yöntem için tık tık.

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

Çocuklarımızın Mutlu Olmasını Nasıl Sağlarız?” için bir yorum

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: