İyi bir anne miyim?

2000 yılında hamile kaldım. Yani 30 yaşında anne oldum.
Nasıl bir anne olacaktım? Annem gibi mi? Çevremdekiler gibi mi? Bu işin mükemmeli neydi? Mükemmeli var mıydı?Okuyabildiğim, takip edebildiğim, görebildiğim her bilgiye saldırdım.
Kızım daha karnımdayken Mozart dinlettim.
Hamileliğin 5.ayından sonra anne karnından bile ses duyuyorlarmış diye şiddet içerikli filmlere gitmedim.
Yememe, içmeme sütten geçer diye çok dikkat ettim.
1 yaşına kadar evdeki kadının bile kucağına vermedim.
Televizyon seyrettirmedim.
Sürekli kitap okudum ve klasik müzik dinlettim.
Her gittiğim yere onu da götürdüm.
Beynindeki tüm bağlantılar gelişsin diye hep farklı ortamlara soktum (Park, market, deniz kenarı, işyeri, avm, vs.)
Ve büyüdü, büyüdü….
Kardeşi de oldu.
Tüm ilgimi ve sevgimi eşimle beraber onlara verdik.
Yaratıcı olsunlar diye mutfağı sanat atölyesine çevirdik, vücutları gelişsin diye beraber spor yaptık, okumayı sevsinler diye en güzel kitapları araştırdık ve onlarla beraber okuduk.
Bir sanat dalına ilgileri olsun diye piyano dersi aldırdık.
Ama her zaman en önemli silahımız beraber geçirdiğimiz anlarımız oldu. Göz göze, diz dize onları dinlediğimiz, ya da onlarla oynadığımız anlar en değerli anlardı.Ama, ara ara acaba ben iyi bir anne miyim diye sorduğum oluyor kendime.Annem iyi bir anne miydi? Bence evet. Ama bana hiç benzemez. Benim düzgün bir insan olduğumu söylerler. O zaman annem iyi bir iş yapmış. Peki ben?

Geçenlerde okuduğum bir makalede bazı ipuçları veriyordu benim gibi kendini sorgulayanlara. Ona bir göz attım ve sizlerle de paylaşmak istedim.:

1. İyi çocuk yetiştirdim mi diye soruyorsanız, bununla ilgili kanıtlara bakın. Geçen hafta okulda öğretmeni kızınız için ‘Harika bir çocuk, arkadaşlarına ve çevresine çok yardım ediyor’ dediyse, ya da eve girerken oğlunuz güvenliğe selam verdiyse, kızınız evde çalışanlara ya da okuldaki görevlilere her zaman saygılı ve kibarsa, evet iyi annesiniz.
2. Eğer bu konuda yeterli kanıt bulmakta zorlandıysanız, o zaman hatalarınız üzerine çalışın. Annelik çocuğumuzla beraber geliştirdiğimiz bir özellik. Doğuştan sahip değiliz. Her özellik gibi bunu da geliştirmek bizim elimizde.
3. Sizi gerçekten önemseyen ve seven birine anneliğiniz hakkında sorabilirsiniz (annenize ve eşinize değil tabii ki – onlar objektif olamazlar). Bu insanın vereceği geri bildirimle siz de hatalarınızı fark edebilirsiniz.
4. Doğruyu zaten biliyorsunuz. Uygulaması bazen zor olsa da, çocuklar sizi çileden çıkarsa da, durup, derin bir nefes alın. Vereceğiniz tepkiyi vermeye değer mi? 1 saniye sonra utanan ya da pişman olan kim olacak?
5. En iyi iletişim etkin dinlemedir. Özellikle çocuklarda. Gerçekten anlatmalarına izin verdiğinizde asıl problemi de keşfedersiniz.
6. Çocuklarınızla geçireceğiniz her anı bir avantaja dönüştürmek sizin elinizde. Arabada giderken şöförlük yaptığınızı düşünmek yerine; çocuğunuzla gerçekten onu dinleyerek, öğüt vermeden, yargılamadan, suçlamadan bir sohbet yapmaya çalışın.
7. Çocuğunuzu koşulsuz, şartsız sevin. (Ev ödevini yaparsan, şimdi yatarsan vs. değil)
8. Çocuğunuza ilgi gösterin. Ama gerçekten ilgi gösterin. Oyuncakçıya gidip, oyuncak almak yerine, evdeki herhangi bir oyuncakla onunla oynayın. Ya da sadece onunla konuşun.
9. Çocuğunuzu fark edin.
10. Çocuğunuzun sadece bir annesi var. 
O da dünyanın en iyi annesi.  Siz merak etmeyin.

Bahar Anahmias, the mom

Bir Kahve Molası


Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: