Mutluluk küçük şeylerde gizli. Bir kahve molasında mesela…

Mutluluk … Sihirli kelime. Herkes ona ulaşmak istiyor ama ne zaman?

Mutlu olmak için neye ihtiyacın var?

Hangi şartlar gerçekleşirse mutlu olacaksın?

Peki o şartlar gerçekleşince başka hangi engeller çıkaracaksın mutlu olmamak için?

O arabayı alınca, fazla kilolardan kurtulunca, o tatile gidince, arzu ettiğin terfi gerçekleşince, şu kira derdinden kurtulunca, elemeyi geçince, …

Hepimizin kendi hayat hikayemiz yönünde gerçekleşmesini arzu ettiğimiz hayallerimiz, hedeflerimiz var. Bu hedeflere ulaşmamız tabii ki bizi mutlu eder. Peki ne kadar sürer bu mutluluk?

Hayalini kurduğun evin sahibi olunca havalara uçman gayet normal. Peki kaç gün aynı dozda mutlu dolaşırsın o evin sahibi olabildiğin için? Ne kadar zamanda olağanlaşır senin için bu durum? Olağanlaştığında tekrar mutlu olmak için yeni bir koşul belirir mi hemen? “Hayallerini kurduğum evin sahibiyim ama bir de şu olsa? İşte o zaman gerçekten çok mutlu olacağım” diyor musun?

Ünlü psikolog Daniel Gilbert mutluluk üzerine birçok araştırma yapmış Harvard’lı bir profesör. İzlediğim TED Talklarından birinde çok çarpıcı bir deneyin sonuçlarını paylaşıyor dinleyicileriyle.

İki adam düşünün. Biri piyangodan süper ikramiye (314 milyon dolar) kazanıyor. Diğeri de aynı zamanlarda bir kaza geçirerek felç geçiriyor ve belden aşağısı tutmuyor. Bu olaylardan bir sene sonra sence hangisi daha mutludur? İkramiyeyi kazananın daha mutlu olacağı düşünülüyor ama sonuç hiç de öyle tahmin edildiği gibi değil. İki kişi de eşit derecede mutlu, hayatlarından memnun.

Sonuç bizi başa götürüyor aslında. Içinde bulunduğumuz şartlar olağanlaştıkça mutluluğumuza etkisi azalıyor.

Mutluluğun bize birileri tarafından ya da birşeyler tarafından gelmesini bekliyoruz.

Abraham Lincoln, “Çoğu insan aklına koyduğu kadar mutludur” demiş.

Gerçek şu ki mutluluğun kaynağı da sensin, sorumlusu da. Mutluluk tamamen bir seçim. Şu an, şu saniye mutlu ya da mutsuz olmayı seçme şansın var. Mutluluk anda gizli.

Biz yetişkinlerde durum böyleyken “her daim mutsuz” oldukları iddia edilen ergenlerde durum nasıl?

16 yıldır bir özel okulda aktif olarak öğretmenlik yapıyorum. Son 10 yıldır ise sadece ergenlerle, hatta 8.sınıflarla çalışıyorum.

2 yıldır akademik yılın ilk dersinde öğrencilerime şu soruyu yöneltiyorum. “Sizi ne mutlu eder?” Çoğu düşünmeye bile ihtiyaç duymadan cevaplıyor:

arkadaşlarımla vakit geçirmek”, “ailem”, “müzik”, “basketbol oynamak”, “oyun oynamak”, “futbol”,”çikolata”, “Fenerbahçe”, “bisiklete binmek”…

TEOG yılına bağlı olarak başarılı olmanın onları mutlu edeceğini düşünenler de var ama sayıları çok da fazla değil.

Neredeyse hiçbiri materyalistik bir cevap vermiyor; yeni bir akıllı telefon, bir çift basket ayakkabısı, deri mont, oyun konsolu, bir bisiklet, dizüstü bilgisayar, tablet diyen yok… Herşeye sahip olduklarından mı? Kesinlikle hayır. Ama mutluluğu bir şeye sahip olmaya bağlamadıklarını görmek umut verici.

Mutluluk bir durum ve ergenler bunun farkında.

mutluluk bir kahve molasiSorunun cevaplarını küçük kağıtlara yazıyorlar ve bunu bir poster haline getiriyoruz. Sınıfta gözlerinin önünde bir yere asıyoruz. Posterin en altında öğrencilerime ufak da bir tavsiye veriyorum:

“Sizi mutlu eden her ne ise onu daha çok yapın!’’

“Yapalım da nasıl?” diye düşünüyorsan öncelikle şikayet etmeyi, etrafını eleştirmeyi, yargılamayı, suçlamayı, kin tutmayı, kıskanmayı, bencil olmayı, kurban olmayı bir kenara bırakalım.

Mutluluk farkındalık istediği için şükretmeyi, anı yaşamayı hayatımıza sokmaya çalışalım.

Hatta küçük bir liste yaparak işe başlamaya ne dersin?

Sahip olduğun ve olmadığın nelere şükrediyorsun?

Yazdıklarını tekrar tekrar oku.

Her okuduğunda listeye birşeyler daha eklediğini farket.

Bak seni mutlu eden neler var hayatında.

Aylin Geron

Bir Kahve Molası

%d blogcu bunu beğendi: