Böyle Gelmiş, Böyle Gitmez Bu Dünya

Konfor alanından çık. Söylemesi ne kolay değil mi? Peki ya uygulaması?

Sıkı sıkıya tutunduğumuz alışkanlıklardan ibaret aslında konfor alanlarımız… Bir çoğu belki de artık konforsuz konfor alanları ama yine de bilinen alışagelmiş haller.

Değişim için çıkmak gerekiyor ya şu konfor alanından, değişimin kendisi ya asıl sancılı süreç… ee bile bile nasıl atsın kendini insan sancıya, zorluğa, sıkıntıya??

Atmazsan işte “Böyle gelmiş böyle gider dünya” kafasıyla bir ömür geçiriyor!

Atarsan işte kırılma noktası… İmkansız dediğimiz herşeyin bir fikir olduğu gerçeğine bağlanırsak atılan her adım bazen zor bazen kolay bizi olduğumuz yerden alıp bir yerlere götürecek. Her gittiğimiz yeri sevmek zorunda değiliz elbet! Ancak soru sormak ona buna değil kendimize soru sormak durumu analiz etmenin ne kadar yol katettiğimizi anlamanın en basit yolu.

Soru sormak demişken ne soracağız ki kendimize diyorsanız..

Bana ne öğretiyor bu deneyim?

Aynı yerde kalsaydım neleri farketmeyecektim?

Şimdi bu farkındalıkla ne yapacağım?

Ünlü yazar Paulo Coelho ne demiş?

Tekne limandayken güvendedir ancak teknenin varoluş sebebi bu değildir!

Ben harekete geçiyorum ya siz?

Not: Ergenlerde de durum hiç farklı değil. Konfor alanlarından çıkmak ve bu konuda cesaretlendirilmek, farkındalıklarını geliştirmek açısından ve belkide en önemlisi girişimci ruhlarını beslemek adına çok değerli.

Aylin Geron

Bir Kahve Molası

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: