Çocuklarımızın kişi olarak büyüdüğünü nasıl anlayacağız?

baharanahmias-blog

Çocuklarımızın büyüdüğünü nasıl anlayacağız?

Bundan 4-5 sene önce, daha ergen bir kızım yokken; kızlarımın okuluna yabancı bir konuşmacı geldi.

Teen Brain – Ergen Beyni üzerine konuşacakmış.

Kaçar mı? Hemen gittim.

Hatta annemi de sürükledim.

İngilizce konuşmayı kulağında simültane tercüme eden kulaklıkla dinledi.

Yapılan esprilere 1-2 saniye gecikmeyle güldü. Konuşmayı da çok beğendi.

Salonu dolduran annelerin ortak bir sorusu vardı:

“Çocuğumuz ben artık büyüdüm diyor, peki biz ne zaman onların büyüdüğünü anlayacağız?”

Profesör hepimizin yüzüne baktı ve ekledi:

” Çocuğunuzun büyüdüğünü 3 konuyu anladığını gördüğünüz zaman kabul etmelisiniz.”

Hepimiz kağıt kalemi hazır ettik. Yazmaya hazırdık. Profesör konuşmaya başladı. Çocuklarınızın büyüdüğünü ilk olarak anlayacağınız zaman;

Herşeyin bir değeri olduğunu anladığı zaman:

Örneğin sizden hafta sonu antrenmanları için uzak bir yere götürmenizi istiyor.

Siz ona “Elbette seni bırakırım, toplamda 15 dakika gidiş, 15 dakika dönüş bir vakit geçecek. Ama sen de dönüşte 30 dakikalık bu vakit kadar bana yardım etmelisin.” diyerek, bunun da bir değeri olduğunu, ona vereceğiniz vaktin bir karşılığı olmasının haklı bir durum olduğunu anlatmalısınız.

(Biz Türk anneleri için biraz ütopik bir örnek biliyorum. Haftasonları çocuklarımızın sporu, doğum günü partileri, piyanosu arasında geçmiyor mu? Böyle bir şey talep edeniniz var mı? Ben hiç yapmadım.)

Profesör Kanadalıydı.

Konuşmasına devam etti. 2. olarak,

Herşeyin bir bedeli olduğunu anladığı zaman:

Bu hayatta herşeyin bir bedeli vardır.

Akademik olarak başarılı olmak istiyorsa, oturup ders çalışması gerekir.

Zayıflamak istiyorsa spor yapması gerekir.

Arkadaş edinmek istiyorsa, arkadaşlarına zaman ayırması gerekir.

Akademik olarak başarılı olmanın bazen arkadaşları ile buluşmak yerine ders çalışmak olduğunu anladığı zaman,

ya da

Fit olmak için beslenmesine dikkat etmesi, spor yapması gerektiğini anladığı zaman

büyümede bir adım atmış olacaktır.

3.olarak ise

Kendi davranışlarının sorumluluğunu aldığı zaman:

“Senin acele etmen yüzünden matematik defterimi okulda unuttum“,

ya da

Senin bebekken beni çok beslemen yüzünden şu anda kilo veremiyorum.” gibi cümlelerle suçu başkasına atarak kendisine acımasına izin vermemelisiniz.

Herkes davranışından kendi sorumludur.

Hayat onun hayatı. Kilo vermek istiyorsa harekete geçmeli. Spor yapmalı. Dikkatli yemeli.

Kitabını unutmak istemiyorsa, not almalı, düzenli olmalı.

Anneler birbirinin yüzüne baktı. O kadar alışıktık ki çocuklarımız tarafından suçlanmaya, sorumlu tutulmaya, şöförlük yapmaya, onların planlarını kendimizinkilerden önde tutmaya.

Bir tane anne : “Benim eşim de daha büyümedi o zaman. Bu dediklerinizin hiçbiri ona uymuyor.” dedi.

Gülmeye başladık.

Çevremizdeki büyüyememiş yetişkinler aklımıza geldi.

Öte yandan, bazen biz de yukarıda saydıklarımı yapmıyor muyduk?

Şaşırdık.

Biz çocuklarımız için konuşmuyor muyduk?

  • Kendimizi yetişkin olarak görebilir miyiz?

  • Değer biliyor muyuz?

  • Bedel ödüyor muyuz?

  • Davranışlarımızın sorumluğunu alıyor muyuz?

Yoksa başarısızlıklarımızı, talihsizliklerimizi hep başkalarının üstüne mi atıyoruz?

Harekete geçelim mi?

Gelecekteki bizin teşekkür edeceği bir minik adım atalım bugün.

Yetişkinliğe adım atmanız dileğiyle.

Bahar Anahmias, the adult

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: