Küçüğüm Daha Çok Küçüğüm

Düşünüyorum da çocuklarımızdan çok şey mi bekliyoruz?

Bazen çocuk olduklarını unutuyor muyuz?

İki kızım arasında 4,5 yaş fark var. Küçüğünü dünyaya getirdiğimde:

“Sen artık abla oldun” demiştik.

Geçenlerde küçüğün doğum videosunu gördüm. 4,5 yaşındaki büyük kızımın kucağına kardeşini vermişim. “Sen artık abla oldun” dediğim çocuğumun kendisi bebek aslında. Daha 4.5 yaşında.

Büyük kardeşlerin en büyük sorunu bu herhalde. Onların her zaman olgun, büyük, akıllı davranması gerekiyor.

Onlar abla ya da abi.

Beklentilerimiz çok.

Büyürken arkadaşları ile paylaşmasını, sosyalleşmesini bekliyoruz.

Hatasını gördüğümüz arkadaşının hatasını onun da görmesini bekliyoruz.

Verdiği kararların olgun olmasını bekliyoruz.

Hayatta ne olmak istediğine karar versin istiyoruz.

Mühendis, doktor, sosyolog, avukat, fizik tedavici, data analist, bilgisayar programcısı, veteriner, psikolog, eğitimci….

Geleceğe yüzü dönük bir iş olsun istiyoruz.

Hem de olmak istediği şeyin toplum tarafından talep edilecek bir meslek olmasını arzu ediyoruz.

Derslerine çok çalışsın istiyoruz.

Aynı zamanda arkadaşlık ilişkileri mükemmel olsun istiyoruz.

Yaratıcı olsun, araştırıcı olsun, kitap okusun, girişimci olsun, zamanı geldiğinde lider, zamanı geldiğinde takım oyuncusu olsun, iletişimi kuvvetli, saygı duyulan, özgüveni yüksek bir birey olsun istiyoruz.

Spor ya da sanatla uğraşsın, hepsini birden yaparken de değerlerine bağlı, bakımlı, hoş, söz dinleyen biri olsun.

Saygıda kusur etmesin, doğru otursun, doğru kalksın, hem güzel, hem yakışıklı, hem akıllı, hem sosyal, herşey olsun istiyoruz.

Acaba bizim olmadığımız, olamadığımız, hep istediğimiz mükemmel versiyonumuzu mu yaratmak istiyoruz?

Tüm bunları çocuğumuzdan talep ederken, biz ne yapıyoruz?

Elimizde sürekli telefon, arkadaş mesajları, instagram, email, telefonun içinde oradan oraya gezerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz.

Kendimizi geliştirmek için ne yapıyoruz?

Bazılarımız kitap okuyor. Ama hangi kitaplar? Bestseller mı? Kendimizi geliştirdiğimiz bir alan var mı? O konuda araştırmalar yapıyor muyuz?

İnternette kimleri takip ediyoruz?

Bizi geliştirecek, daha yukarı taşıyacak insanları mı?

Yoksa popüler kültüre takılıp, magazin haberlerini ya da kolay reçel yapımını mı seyrediyoruz?

İşten gelince televizyonun karşısına oturup, kitleniyoruz. O dizi benim, bu dizi senin.

Çocuğumuz okuldan gelince ne yapıyor?

Bilgisayarında dizi seyredince tepkimiz ne oluyor?

Pek istemiyoruz değil mi?

Mümkünse odasına gitsin.

Boş zamanında yaratıcı birşeyler yapsın.

Filmlerdeki çocuklar gibi olsun. En azından ders çalışsın. Notları mutlaka yüksek olmalı.

Akademik olarak başarıyı önemsiyoruz.

Dünyada başarı sahibi olmuş insanların notlarının yüksek olmadığını bilmiyor muyuz? Biliyoruz.

Olsun, bizimkiler hem yüksek notlu hem de başarılı olabilirler.

Hele o telefonunu elinden düşürmemesi.

Ona gıcık oluyoruz.

Elimizdeki telefonu görmüyoruz.

………………

Dünyanın en mutlu insanlarının Danimarka’da olduğunu biliyor muydunuz?

En iyi eğitim sistemlerinden birinin de Finlandiya’da olduğunu?

Finlandiya eğitim sisteminde daha az ders ve ödev, daha çok boş zaman ve oyun var.

Çocuklar mutlu, aileler stressiz.

Ya biz? Sürekli bizden birşey talep eden çocuklarımız…

Gelecek kaygısı ile stresi tavan olan biz.

Bu yazıyı neden mi yazdım?

Hem kendime, hem sizlere bir hatırlatma olsun diye.

Oturup bir düşünelim diye…

Çocuklarımızdan çok şey mi bekliyoruz?

Hayattan çok şey mi bekliyoruz?

Ya kendimizden?

 

Bahar Anahmias, the silent mom

 

Bir Kahve Molası

Not:

Bu konuyla alakalı bir diğer yazım için tık tık.

Çocuklarımızın büyümesi için değer bilmeleri lazım. Değer bilmelerini nasıl sağlayacağız derseniz tık tık.

Çocuklarımızın büyümesine engel olmamak için tık tık.

Özellikle gençlerin hayatta karşılaştıkları zorbalarla baş edebilmeleri için tık tık.

Geçenlerde başka bir yazımda paylaştığım bu şarkıyı bir kere de burada paylaşmak istiyorum. Sevgili arkadaşımız bize dinletmişti. Ben de kızlarımdan çok şey beklediğimde bu şarkıyı dinleyip, kendime geleceğim.:

Küçüğüm daha çok küçüğüm
Bu yüzden bütün hatalarım
Öğünmem bu yüzden
Bu yüzden kendimi
Özel önemli zannetmem

Küçüğüm daha çok küçüğüm
Bu yüzden bütün saçmalamam
Yenilmem bu yüzden
Bu yüzden kendime hala güvensizliğim

Ne kadar az yol almışım
Ne kadar az
Yolun başındaymışım meğer
Elimde yalandan kocaman rengarenk
Geçici oyuncak zaferler

Ne kadar az yol almışım
Ne kadar az
Yolun başındaymışım meğer
Elimde yalandan kocaman rengarenk
Geçici oyuncak zaferler

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: