Ben Farklıyım, Sizin gibi değilim

“Ben farklıyım. Sizin gibi değilim”

Ergenliğin yeni bir kavram olduğunu ve endüstrileşmeye bağlı olarak ortaya çıktığını biliyor muydunuz?

Çok değil 2. Dünya Savaşı yıllarına kadar bir çocuk evlenerek direkt yetişkinliğe adım atıyordu. Öyle ergen olmak, ergen halleri, atarlanmak falan yoktu. Evlenmek, ebeveynlerinden ayrılıp yeni bir hayat kurmak özgürlüğünü ve kendi bireyselliğini ilan edebilmenin tek yoluydu.

Günümüzde ise çocukların bedensel ve duygusal değişimler yaşamaya başlamaları bir dönemin bitip zorlayıcı “ergenliğin” başladığının göstergesi.

Onlar ne çocuk ne de yetişkin. İkisinin arasında sıkışmış; ne büyük ne küçük! Yapmak istediklerini yapacak kadar büyük değil, yetişkinlerin gördüğü ya da düşündüğü gibi küçük değil. Sıkışıp kalmışlar sanki…

Bu kendine has dönemde ergenlerin istediği tek bir şey var aslında: Özgürlüklerini ilan ederek kendi kimliklerini bulmak.

Bu da hem ebeveynleri ile hem de iletişimde oldukları diğer yetişkinlerle kendini kabul ettirme mücadelesi ile sonuçlanıyor.

“Ben farklıyım. Sizin gibi değilim” diyorlar dinledikleri müzik tarzı ile, giydikleri kıyafetler ile, takıp takıştırdıklarıyla, kullandıkları farklı kelimelerle…

Anne babalarda ise bir telaş:

Kapısını kapatıp telefonuna şifreler koyuyor:

“Eyvah! Bizden uzaklaşıyor.”

Aniden öfkelenip sesini yükseltiyor:

“Bu asi halleriyle başına/başımıza iş açacak.”

Sakar ve unutkan oluyor:

“Nesi var hiç anlamıyorum…”

Benim o sevgi dolu miniğime neler oluyor?

Bu adımlar sağlıklı ergenliğin olmazsa olmazları aslında. Ve ebeveynleri olarak, onların bu süreçten özgüvenli çıkabilmeleri için yapabileceklerimiz bir hayli fazla.

HATIRLATMAK İSTERİM Kİ GELECEKTE NE KADAR YARATICI, SORUN ÇÖZEN, HAYALLERİNİN PEŞİNDE KOŞAN, GÜÇLÜ, ÖZGÜVENLİ, TUTTUĞUNU KOPARAN YETİŞKİNLER OLACAKLARI ERGENLİK SÜRECİNİ NASIL GEÇİRDİKLERİ İLE DOĞRUDAN İLİNTİLİ.

Öyleyse ne yapalım?

GERÇEKLERDEN KONUŞALIM.

Sohbet ederken ne konuşuyorsunuz? Sadece ödev, sorumluluklar, yapılması gerekenler mi? Bunun ötesine geçerek onların dünyalarına inin. Hayallerini, hayatlarını, duygusal dünyalarını tanıyın.

DİKKATİ ELDEN BIRAKMADAN ALAN AÇALIM:

Ergenlerin büyümeleri için sizden ayrılmaları gerekiyor. İhtiyaç duydukları mahremiyeti ona sunun. Bu sırada takibi elden bırakmayın. Zevkleri değişti mi? Sabahlara kadar uyumuyor mu? İçine mi kapandı? Sizi endişelendiren değişimleri, farklılıkları da onunla paylaşın. Ama dikkat! Kırıcı ve yargılayıcı olmayın.

TEPKİLERİMİZİ KONTROL ALTINA ALALIM:

Anne babalar ergenlerin birşeyler gizlediğini, ya da onaylamadıkları davranışlar sergilediğini öğrendiklerinde sert tepkiler verebiliyorlar. Kendini yaralamaktan tutun da, okul asmaya, yalan söylemeye kadar bir çok farklı durumla karşılaşabilirsiniz ve öfkelenip ceza vermek yerine “Sıkıntıların olduğunu görüyorum. Sana yardımcı olmak isterim. Neler oluyor hayatında? Anlatmak ister misin?” yaklaşımı ile belki de açıkça isteyemediği yardım elini uzatmış olursunuz. Bu aranızdaki ilişkiyi güçlendirecek ve ne yaparsa yapsın sizin için değerli ve önemli olduğunu hatırlamasını sağlayacaktır. Onun sığınacağı liman siz olmalısınız. Onu bir kez red ederseniz daha sonra kimlere ve nelere sığınabilir? Bir düşünün…

Bütün zorlamanın, sıkışıklığın, kavgaların, gerilimin altnda hep aynı şey yatıyor:

KENDİNİ BULMA MÜCADELESİ…

UNUTMAYIN!

Aylin GERON

Bir Kahve Molası

 

%d blogcu bunu beğendi: