” Ergen ” lerle Anlaşma Yöntemleri

baharanahmias-blog ” Ergen ” lerle Anlaşma Yöntemleri, gerçekten mi? dediğinizi duyar gibiyim.

Sizin de gel gitleri olan, hormonları aşırı çalışan, bugün nasıl geçti sorusuna sadece iyi diyerek iletişime kendini kapatan ve hatta odasından çıkmayan bir ergeniniz mi var? Klübe hoşgeldiniz. Yalnız değilsiniz.

Anne ve baba olarak onlara yürümeyi, konuşmayı, koşmayı öğrettik. Ama şu anda bulundukları duruma kendimizi hiç hazırlamamıştık doğrusu. Nedir canım bu ergenlik? Biz de ergen olduk ama bu kadar dertli değildik. Çocuklarımızın sahip olduklarının yarısına bile sahip değilken, gayet de mutluyduk. Nedir şimdiki neslin derdi?

Ergen beyni üzerine yapılan son araştırmalarda ergenlikte beynin ön lobunun en son geliştiğini, bu bölümün de kritik düşünme becerisi, karar verme ve stratejik düşünme üzerine görev yaptığını okumuştum. Bunu öğrendikten sonra kızımın ve çevremdeki ergenlerin davranışlarını buna göre değerlendirmeye başladım. Beyinleri daha tam olarak gelişmemişti, o zaman bazı davranışlarından tam olarak sorumlu olamazlardı değil mi? Onları böyle kabul etmeliydim. Ama onlarla nasıl iletişim kurup, hayata hazırlanmalarına nasıl yardım edebilirdim? Bu konuda okuduklarımı ve öğrendiklerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Son okuduğum kitapta doğru iletişim kurmak için neler yapmamız gerektiği yazıyordu. Aşağıda 2 tane örnek vermek istiyorum. Hiç biri tam bir reçete değil ama siz içinden işinize geleni alın, gelmeyini atın. Bazı konuşma modelleri benim işime yaradı.

Örneğin;

Kızınız ağlıyordur. Siz de her anne gibi onun yanına giderek derdini öğrenmek ve avutmak istersiniz.
Anne – Ne oldu canım?
Kızı – Konuşmak istemiyorum.
Anne – Konuşursan rahatlarsın canım.
Kızı – Can’dan ayrıldım. Beni bıraktı.
Anne – İyi olmuş. Zaten o çocuğu hiç gözüm tutmamıştı.
Kızı – Ben ondan hoşlanıyordum ama.
Anne – Boşver onu, sen daha iyilerine layıksın.

Bu konuşmada kızımızı avutabildik mi? Zannetmiyorum.
Onu anlayabildik mi? Hayır.Çünkü mükemmel, herşeyi düzeltmek isteyen bir anne olarak olayı düzeltmek ve küçümseyerek yok etmek istedik. Kızımızın duygularına saygı göstermedik.O zaman onun duygularını görmezden gelmek yerine,
Duygularına ve düşüncelerine saygı göstererek anlamaya çalışalım.Aşağıdaki konuşma daha yapıcı:Anne – Canım, bir şeye moralin bozulmuş senin.
Kızı – Can beni bıraktı.
Anne – Bu kadar üzgün görünmene şaşırmadım.
Kızı – Zaten benimle çıkarken, hep başkalarıyla da ilgileniyordu.
Anne – Buna üzülmüşsündür.
Kızı – Evet, ama hep beni çok sevdiğini söylüyordu.
Anne – Buna inanmak istiyordun.
Kızı – Evet, ama zaten yalancının tekiydi. İyi bir çocuk da değildi. Aslında iyi oldu ayrılmamız.İkinci konuşmada anne kızının duygularına önem verdi, ve etkin dinleme yöntemiyle kızının kendi kendine sonuca ulaşmasına izin verdi.

Örneğin;
Oğlunuzun suratı asık ve eve gelir gelmez odasına kapandı. Az sonra yanınıza geldi ve yakınmaya başladı.
Çocuk  – Eyvah, matematik projem yarınaymış.
Anne -Nasıl yani? Hala bitirmedin mi o projeyi?
Çocuk -Cumaya zannediyordum.
Anne -Doğru düzgün planlamazsan, olacağı budur işte.
Çocuk -Ama anne…
Anne -Aması filan yok, otur ve bir an önce başla o zaman.
Çocuk -Öff, bıktım senden!
Anne -Ağzından çıkanı kulağın duysun genç adam!

Bu konuşmada çocuğunun okul başarısı için endişelenen anne, onun davranışını eleştiriyor, onu suçluyor ve onun yerine karar veriyor. Bu davranışıyla oğlunu daha da sinirlendirerek, çalışma kararı almasını engelliyor.

Peki ne yapmalıydı? Aşağıdaki konuşmaya da bir bakalım:

Çocuk  – Eyvah, matematik projem yarınaymış.
Anne -Ohh!
Çocuk -Cumaya zannediyordum.
Anne -Hımmm.
Çocuk -Bu gece boş vaktim var zannediyordum. İnternetten dizi seyredecektim.
Anne -Aaa…
Çocuk -Ama şimdi bu aptal pojeyi tamamlamam lazım. Allahtan yarısını bitirmiştim. Geceyarısına kadar biter.
Anne -Anlıyorum.

Bu konuşmada annenin mimikleri ve anladığını gösteren cevapları, oğlunu rahatlattı ve çözümü kendi kendine bulmasını sağladı.

‘Ergenler söz konusu olunca bazen sadece dinlemek ve başımızı sallamak da işe yarar.’

Zor mu geldi? Valla bana da bazen zor geliyor, onun yerine fikir üretmek ve çözümü kucağına bırakmak istiyorum. Ama hayat boyu onları kollayamayız değil mi? O zaman izin verelim ki büyüsünler ve kararlarını kendileri versinler. Verdikleri kararların da sonuçlarına katlansınlar.

Bu tarz konuşmaları sonsuza kadar yaratabiliriz. Dışarı çıkmak istediklerinde, arkadaşlarıyla aynı haklara sahip olmak istediklerinde yukarıdaki konuşmalardan birini uyarlarsanız, eminim rahat edeceksiniz. Aslında asıl istedikleri o andaki duygularının anlaşılması. Bizim de öyle değil miydi? Anne ve babamızın bizi anlamadığından şikayet ederdik. O zaman onları anlamak için dinleyelim.

Bahar Anahmias, the mom

Bir Kahve Molası

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: