” Ergenlik ” te Annelik-Babalık İçin 11 İpucu

baharanahmias-blog

” Ergenlik ” te Annelik-Babalık İçin 11 İpucu mu? dediğinizi duyar gibiyim.

Evet, 15 yaşında bir kızım var. İlgi ve sevgi ile büyütmeye çalıştığım, özen gösterdiğim. Kızım okulda her zaman üstün başarı gösteren bir çocuk oldu. Ta ki 12 yaşına kadar. O yaşa geldiğinde yaşadığım şoku anlatamam. Önce öğretmenleri şikayet etmeye başladı, sonra kızım öflemeye, pöflemeye başladı.

Ne yapsam yaranamıyordum.
Güzel oldun desem, sen zaten benim annemsin diyordu.
Güzel olmamış desem, sen de hiç beni beğenmiyorsun diyordu.

Zevklerime güvenmemeye, beni beğenmemeye başlamıştı. Bazen ağlıyor, bazen gülüyordu. Buna hazırlanmamıştım. Notları hala çok yüksekti ama kızımdan şikayet ediyorlardı ve ben ne yapacağımı bilemiyordum.

Ne olmuştu? Sanki bir gecede o kız gitmiş, başka bir kız gelmişti. Ne yapacaktım? Yardım mı almalıydım? Kime danışmalıydım? Kızım ergen mi olmuştu? Ergen bir çocuğun annesi olmaya hazırlanmamıştım.

Bu konudaki bilgisine ve tecrübesine güvendiğim biri bana çok değerli ipuçları verdi ve bu dönemi daha rahat atlatmama sebep oldu. Ben de bunları ve benim tecrübe ettiğim diğer ipuçlarını paylaşarak sizin bu zor dönemi atlatmanıza yardımcı olmak isterim.

İpucu 1:
Ergeniniz size bağırarak, kızarak kendini kanıtlamaya çalışıyor. Ergenlik yetişkinliğe adım atılan ve aileden uzaklaşılmak isteyen bir dönem. Bu nedenle kendi bireyselliğini kanıtlamaya çalışan genç kız/erkek, anne ve babasına karşı çıkar. Sizden nefret ediyormuş gibi gözüken çocuğunuza normal davranmak kolay gelmeyecektir. Özellikle gözlerini devire devire baktığı zamanlar. Ama unutmayın ‘Bu sizin kişiliğinize karşı yapılmış bir hareket değildir.’ O sadece kendini kanıtlamaya çalışıyordur. 2 yaş sendromunu hatırlarsanız, bunun da öyle bir dönem olduğunu anlayacaksınız. Kendinize hakim olun ve kızmamaya çalışın. Kötü sözler söylüyorsa ‘İyi birşey çıkmayacaksa ağzından, o zaman en iyisi hiçbirşey söyleme’ gibi yorumlarda bulunabilirsiniz. Bu davranışın aile kurallarına uymadığına dikkat çekebilirsiniz.

İpucu 2:
Ergenlik döneminde çocuğunuz için arkadaşlar en önemlisidir. Onlar tarafından kabul görmek, her yere çağrılmak, dışarıda bırakılmamak, vs. İzin verin sosyalleşsin. Arkadaşları ile siz de yakın olmaya, tanımaya çalışın. Bu dönemde aileden başkalarına da güven ve sevgi duyması son derece normal. Hatta ileriki hayatındaki güven duygusunun gelişmesi de bu dönemde oluyor.

İpucu 3:
Beğenmediğiniz bir arkadaş varsa, bunu direkt olarak ona söylemeyin. Kişisel alacaktır. Çünkü beğenmediğiniz arkadaşı o seçti. Kendi zevkine ve seçimine hakaret olarak göreceği için size kızacak ve arkadaşına daha çok bağlanacaktır. Zor belki ama beğenmediğiniz arkadaşa yakınlaşın, onun tarafında olun. O zaman o arkadaşı çocuğunuza eskisi kadar çekici gözükmeyecektir.

İpucu 4:
Çocuğunuzun uyuşturucu kullandığından şüphelendiğiniz bir arkadaşı varsa, bunu direkt olarak onunla paylaşın ve yardım etmek istediğinizi belirtin. Ne yazık ki çağımızın en büyük problemlerinden biri bu. Uyuşturucu kullanma yaşının da çok erken yaşlara düştüğü söyleniyor. Yardım etmek için de yetkili merciilere başvurmaktan çekinmeyin.

İpucu 5:
Kırmızı çizgilerinizi koyun, aile olarak limitleriniz belli olsun. Belli saatten sonra evde olunacak, uyuşturucu kesinlikle yok, cep telefonu her zman açık olacak gibi. Ama herşeye yasak ve sınır koymayın. Biraz serbest olmasına ihtiyacı olan bir dönem bu. Bunu anlamak lazım. Deneyimi o kazanacak ve zamanla kişiliği oturacak.

İpucu 6:
Her zaman onu dinlemeye hazır olduğunuzu bilsin. Bunu yaratmak da çok kolay değil aslında. Anne- baba olarak hemen yargılamaya ve eleştirmeye başlıyoruz. Bir susun. Dinleyin. O anlatsın. Yorumda bulunmayın. Onun yerine çözüm bulmayın. Etkin dinlemeye çalışın. Bir önceki yazımda bu konuda ipuçları verdim. İsterseniz bir göz atın. Bazen de siz anlatın, o dinlesin. Konuyla ilgisi olmadığı zamanlarda gençliğinizde yaptığınız bazı ufak tefek hataları, arkadaş kazıklarını vs. onunla paylaşabilirsiniz. O da size karşı her zaman mükemmel gözükmesi gerekmediğini anlayacaktır. Hatalarını, düşüncelerini paylaşmaya başlayabilir. En küçük derdinde bile size güvenebileceğini bilen çocuğunuz büyük dertlerinde de kendi başına çözmek yerine size gelir.

İpucu 7:
Anne-kız, Anne-oğul, Baba-kız, Baba-oğul zamanları yaratın. Bunlar gerçekten de onunla kaliteli vakit geçireceğiniz, onun iple çekeceği zamanlar olsun. Her çocuğunuzla birebir olmanızı tavsiye ederim. Diğer çocuklarınıza da başka zaman yaratmaya çalışın. Çok çocuğunuz varsa, eşinizle, annenizle vs. paylaşın. Bu birebir zamanda gerekirse beraber alışverişe çıkın, ardından bir yemek yiyin. İsterseniz beraber spor yapın, yürüyün, koşun, sonrasında sohbet edin. Mutlaka zaman yaratmanız da gerekmez. Arabada yalnız olduğunuz zamanları fırsata çevirin. Onlar en değerli zamanlar. Sadece siz ikiniz varsınız. Kulağında kulaklığı varsa, onun kulaklarına da arabada ihtiyaç olduğunu söyleyerek en azından birini çıkarttırın.  Bugün ne yaptın diye başlamayın konuşmaya, biraz siz anlatın, biraz o anlatsın. Bir arkadaşınızla konuşur gibi düşünün. İletişim kurun çocuğunuzla.
ergenlik
İpucu 8:
Gerekli gereksiz çok şey söylemeyin çocuğunuza. Az ve öz konuşun. Biliyorum zor. Üstün Dökmen’in bir konferansındaki benzetmesini hiç unutmam. Bir tren yolunun yanına yeni taşınan bir aileyi düşünün diyor Üstün hocam. İlk tren geçişlerinde ‘A, tren mi geçti?’ deriz. Bir süre sonra ‘Tren geçti galiba’ diyerek o trenin sesini bile duymayız. İşte annelikte de böyle oluyor. O kadar çok şey söylüyoruz ki çocuğumuza (üzerine montunu giy, yemeğini ye, dişini fırçala, yıkan, dersini yaptın mı, iyi insan ol, vs.) bir süre sonra o bizim sesimizi duymuyor. Önemli sözlerimiz de daha az önemlilerin arasında kayboluyor. Bu nedenle söylediklerimizi süzgeçten geçirelim. Belki bu yazıdakileri paylaşabilirsiniz.

İpucu 9:
Onların hayatındaki herşeye önem verin, küçümsemeyin. En yakın kız arkadaşı erkek arkadaşından ayrılmışsa, dinleyin, okulda bir sorunu varsa önem verdiğinizi hissettirin. Sakın ama sakın ‘İleride bunları unutacaksın, önemsiz bulacaksın’ gibi sözler etmeyin. Size önemsiz sorunları büyütüyorlar gibi gözükebilirler ama kendi dünyaları için çok büyük sorunlar olduğunu kabul edin. Empati kurun. Siz de bu yollardan geçmediniz mi? Ortaokulda o çok beğendiğiniz çocuk için neler yaptığınızı düşünün.

İpucu 10:
Bu dönemin iletişim modelinin online olduğunu kabul edin. Elinden düşürmediği cep telefonu, mesajlaşması vs. yüzünden sizinle, ailesiyle yüz yüze daha az görüşüyor olabilir. Bunu aşmaya çalışın. Bir kaç kere çağırdığınız halde cevap vermiyorsa, ona mesaj atın ve yemeğe gelmesini söyleyin. Yemekte cep telefonları, televizyon, her türlü dikkat dağıtıcı aleti kapamaya çalışın. Ders çalışırken odasıında cep telefonunu bulundurmamasını tavsiye edin. Sorumluluklarını ve görevlerini yerine getiren bir çocuksa, arkadaşları ile yeterince sosyal ortamlarda bulunuyorsa, cep telefonunu ve bilgisayarını kontrollü kullandığını düşünebilirsiniz. Aksi takdirde beraberce oturup, bunu nasıl düzeltebilirizi onunla konuşmanızı tavsiye ederim. Emir vermektense çözümü onunla beraber arayın. Bazı otoriteler bilgisayarı yatmadan 1 saat önce kapattırmayı tavsiye ediyorlar, uykuya geçişi kolaylaştırmak için. Siz de deneyebilirsiniz.

İpucu 11:
Büyümekte olan çocuğunuzla iyi vakit geçirmeye bakın. Zaman çok hızlı geçiyor.
Bir süre sonra bir de bakacaksınız ki eşinizle yalnız kalmışsınız.
Merak etmeyin, armut dibine düşer. Çocuğunuz da dönüp, dolaşıp, ergenliğini yaşayıp, tekrar özüne dönecek.
Biraz zamana ihtiyacı var sadece.

Bahar Anahmias, the parent

Bir Kahve Molası

Diğer bir başka yazımız için tık tık.

Ergenlerle iletişim kurabilmenin sırları için tık tık.

Çocuğum 18 yaşına geldiğinde neler yapmasını istiyorum.

Ergen çocuğumuzla neler konuşabiliriz? Tık tık.

Ergen çocuğumuzla neler konuşmasak iyi olur? Tık tık.

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

” Ergenlik ” te Annelik-Babalık İçin 11 İpucu” için bir yorum

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: