Dikkat Seviyemiz Bir Balığınki Kadar Bile Değilmiş

Dikkatimiz azaldı mı? Konsantre olmakta zorluk mu çekiyoruz?

Microsoft tarafından Kanada’da yapılan bir pazarlama araştırmasını okumuştum.

2000 yılında 12 saniye olan dikkat süresi 8 saniyeye düşmüş. Düşünün bir balığınki 9 saniyeymiş. Dikkat seviyemiz bir balığınki kadar bile değilmiş.balık - bir kahve molası

Sosyal medya kullanımımız arttıkça, dijital teknoloji hayatımıza girdikçe, medya tüketimi arttıkça dikkat seviyemiz de azalıyormuş.

Araştırmada bulunanların %67’si multi-tasking (birden fazla işi aynı anda yaptığını itiraf etmiş).

18-24 yaş aralığında olanların ise %78’i multi-tasking i tercih ediyormuş. Başka türlü işlerini bitiremediklerinden yakınıyorlarmış.

Hepimiz bunu deneyimliyoruz zaten.

Dikkatimiz azaldı. Eskiden elimize aldığımız bir kitaba gömülüp, saatlerce okurduk. Şimdi elimize almıyoruz bile.

Eskiden bir şarkıyı sonuna kadar dinlerdik, şimdi uzun geliyor, hemen atlıyoruz.

Webte gezerken açılmayan bir sayfada sabrımız hemen tükeniyor, açmaktan vazgeçiyoruz.

Bir de işin multitasking yönü var: Televizyon seyrederken elimizde telefonumuz, webte gezinirken yan tarafta telefona gelen whatsapp’larda gözümüz. Bir yandan emaillere bakıp, bir yandan sosyal medya hesabı, bir yandan da araştırma halindeyiz Google’da. Bir davette hepimizin elinde, yemekte tabağının yanında telefonu.

Çocuklarımız oturup da bir kitabı okuyamıyor.

Peki ne yapacağız? Bunu böyle kabul mü edeceğiz?
İnsan beyni Taş Devri’nden beri 3 ana görev için çalışıyor: Yemek yeme, Hayatta kalma ve Üreme. 

Tüm bu işlevleri ise beynin  Amigdala adında bir bölümüyle yapıyor. Amigdala ilkel bir bölümü beynin. Sinirlendiğimiz, korktuğumuzda ani tepkileri veren bölüm. Bizi “survival – hayatta kalma” anında eline geçiren bölüm.

Kaliteli ve etkili bir yaşam için ise beynin ön bölümünü daha çok kullanabilmemiz gerekiyor. Bu bölümde liderlik becerileri, yönetim becerileri yer alıyor. Bu bölümü geliştirebilmemiz için ise daha çok konsantre olmamız, daha çok anı yaşamamız gerekiyor.

Beyinin bir başka özelliği ise kendi kendini geliştirebilmesi.

Beyine ve fonksiyonlarına uzun süredir ilgiliyim zaten. Bu konuda seviyeme uygun olanları hep okurum. (İtiraf ediyorum küçükken beyin cerrahı olmak isterdim, işletmeci oldum). Büyük kızımı doğurduğumda okuduğum bir kitapta yazıyordu: Beyin hücrelerinin %75’i 3 yaşına kadar gelişir, siz çocuğunuzu ne kadar çok ortama sokarsanız, o kadar sinaps oluşur ve çocuk tek yönlü değil, çok yönlü gelişir diye. (Tüh tüh geç kaldık diye üzülmeyin, geç kalmadınız, hem çocuğunuz hem de kendiniz için)

Şimdi durumlar değişmiş. Foksiyonel MRI denen, beyin fonksiyon halindeyken resmini çekebilen aletler geliştikçe beynin kendini geliştirebilen plastik bir yapısı olduğu kanıtlanmış. Yani beyin nasıl çalıştırdığınıza bağlı olarak kendini geliştirebiliyor. Kısacası siz beyninize ne görev verirseniz, o da kendini o yönde geliştiriyor. Gençken uzun uzun kitap okumanızın, şimdi ise sürekli internette gezmenizin sebebi sizsiniz. Beyini siz alıştırıyorsunuz. Konsantrasyon bölümündeki sinapslar çözülüyor, multi-tasking’dekiler çoğalıyor. Ama geri dönüşü var. Siz neyi beslerseniz, o gelişecek.

Geçenlerde “Mindfulness” diye bir eğitime katıldım. Çok sevdiğim bir arkadaşımın bulunduğu bir merkezde. Bir süredir karşıma çıkıyordu zaten bu kelime. Amerika’da kolejlerde okutulduğunu, İngiltere’de bir ilkokulda ders olarak okutulduğunu öğrenmiştim.  Bu bir işaret dedim kendi kendime ve Mindfulness’ın anlamına baktım.

Farkındalık (Mindfulness) bir anlamda, uyanmak, kendimizle temasa geçmek ve yaşamın her anının içeriğini değerlendirebilmektir. Kabat-Zinn buna, “Bilinçli yaşama sanatı-The art of conscious living.” demektedir. Bu, psikolojik ve duygusal esnekliği geliştirmenin ve yaşamsal tatmini arttırmanın derin bir yoludur.

diyordu.

Bilinçli yaşama sanatı?

Yaşamsal tatmini arttırmanın yolu?

Kim istemez?

Eğitimde ise eğitmenimiz daha çok anda kalarak, farkındalığımızı, hayatın, anın içeriğini değerlendirerek beynimizin ön lobundaki kıvrımları geliştirebileceğimizi söyledi.

Yani kısaca işin sırrı dikkatimizi belli bir konuya yoğunlaştırabilmek.

Yemek yerken biraz daha farkında olursak, her çiğnediğimiz lokmanın bize verdiği tadı, duyguyu hissetmeye çalışırsak, çocuğumuzla konuşurken dikkatimizi sadece ona, (dişine, saçına, kıyafetine, telefonumuza, komşudan gelen sese değil, sadece ona) verebilirsek, arkadaşlarımızla beraberken kiminle beraberken onunla ilgilenirsek zaten işin bir kısmını halledebiliyoruz.

Yani daha bilinçli bir yaşama kavuşuyoruz.

Mümkünse günde belli bir zaman meditasyon yapmamızın iyi olacağı açık. Sadece kendimize, belli bir şeye odaklanarak meditasyon yapmak ve güne böyle başlamak.

Biz eğitimde bunu yapmaya çalıştık. Beyin çok ilginç bir organ. Zihnimizde bir sürü düşünce birbirini kovalıyor. Siz konsantre olmaya çalışırken hiç tahmin etmediğiniz bir düşünce ile bölünüyorsunuz. Bu düşüncelere kibarca yerlerine dönmelerini söylemeniz lazımmış. Eğitmenimiz söyledi.

Şimdi merak ediyorsunuz: Tüm bunları niye yazdım?

Bizler son dönemde çıkan dijital aletlerin tutsağı olduk, ve bu aletleri kullana kullana kendi dikkat seviyemizi aşağılara çekiyoruz. 

İnsan üretici bir varlık.

Gelecekte işlerimizi, mesleklerimizi robotlara, makinalara kaybetmemek için bugün harekete geçmemiz lazım. Algoritmalar, big datalar, birbirini tanıyan aletler vs…..

Beynimizi etkileyenleri, beyin geliştirmesi için yapılanları da bilimsel araştırmalar sayesinde öğreniyoruz.

Dikkatimizi, konsantrasyonumuzu kaybediyoruz. Kaybetmeyelim.

Bizim elimizdeki güç Beynimiz.

 

beyin ve insan - bir kahve molası

Beynimizi güçlendirmek için hemen bugün harekete geçelim. Daha önceki bir yazımda yaptığım bir araştırmadan aşağıdakilerin işe yarar Beyin Egzersizleri olduğunu biliyoruz. Seçin bir iki tanesini ve uygulayın. Seçmedikleriniz de hep kulağınızda küpe olsun. Bilin ve yeri gelince uygulayın.

Meditasyon Yapın.

Yalnızca gözlerinizi kapayın ve dikkatinizi nefesinize yöneltin. Kaslarınızı gevşetmeniz meditasyonunuza yardımcı olacaktır. Eğer zihniniz gezinmeye başlarsa dikkatinizi yalnızca nefesinize yöneltin. Beş on dakikalık bir meditasyon sizi gevşetir, zihninizi temizler ve özellikle zihinsel bir iş için sizi hazır hale getirir.

meditasyon çocuklar - bir kahve molası

Doğru düşünme alışkanlıkları edinin.

Birkaç hafta belli bir problem çözme tekniği üzerinde çalışın. Kısa sürede alışkanlık haline geldiğini göreceksiniz. Gördüğünüz her şeyi bir an için yeniden dizayn etmeyi deneyin bu da bir süre sonra alışkanlık haline gelecektir. Bir parça çaba sarf ederek yararlı düşünme alışkanlıkları geliştirebilir ve sonra bunları çabasız biçimde kullanabilirsiniz.

Yabancı dil öğrenin.

Yeni bir dil öğrenmenin beyin işlevlerinde yaş ilerlemesine bağlı olarak gelişen performans kaybını azalttığı görülmüştür.

Konsantrasyon ve farkındalık egzersizleri yapın.

Zihninizdeki karmaşayı izlemeyi ve durdurmayı öğrenin. Zihninizin arka planında sizi belli belirsiz biçimde rahatsız eden şeyler dikkatinizi çektiğinde onları halletmenin yoluna bakın. Bu, aramanız gereken birini arayıp o işten kurtulmak ya da yapacağınız işlerin listesini çıkarmak olabilir. Böylece en azından şimdilik yapacağınız işleri unutabilirsiniz.

Yazı yazın.

Yazmak zihniniz için çeşitli yönlerden yararlıdır. Belleğinize önemli olan şeyleri söylemenin bir yoludur, böylece gelecekte bazı şeyleri daha kolay hatırlayabilirsiniz. Yazmak düşünme süreçlerinizi netleştirir. Yaratıcılığınızı ve analitik becerilerinizi geliştirmek için iyi bir egzersizdir. Günlükler, parlak fikirlerle ilgili notlar, şiir ve hikayeler yazmak zihninizi güçlendirecektir.

yazmak - bir kahve molasıUykunuza dikkat edin.

Herkesin uyku ihtiyacı birbirinden farklıdır. Kendi ihtiyacınızın altında ya da üstünde uyumayın. Uykunun saatinden çok derinliği önemlidir. Gün içindeki kısa kestirmeler beynin dinlenmesi ve şarj olması için oldukça yararlıdır.

Hızlı okumaya çalışın.

Birçok kişinin inandığının tersine okuduğunuz şeyi daha hızlı okuduğunuzda onu daha iyi kavrarsınız. Daha kısa sürede daha fazla şey öğrenirsiniz ve hızlı okuma gerçekten çok iyi bir beyin egzersizidir.

Spor egzersizleri yapın.

Egzersizlerin özellikle uzun vadede beyin gücünü geliştirmesi sürpriz değildir. Fiziksel sağlığınızı olumlu yönde etkileyen her şey doğal olarak beyninizi de olumlu yönde etkileyecektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar 10 dakikalık bir egzersizden sonra bilişsel fonksiyonlarda artış olduğunu göstermektedir. Beyninizi tazelemek istiyorsanız küçük bir yürüyüş ya da birkaç hareket yapabilirsiniz.

Daha etkili biçimde öğrenin.

Bir şeyi öğrenmeye karar verdiğinizde hem başlamadan önce, hem öğrenme esnasında, hem de sonrasında notlar alın. Başlamadan önce kendinize “Şu an bu konu hakkında neler biliyorum?” diye sorun. Ve bunları bir kağıda not edin. Bu, zihninizi öğrenmeye hazırlayacaktır. Çalışmayı bitirdikten sonra bir sonraki seans için zihninizde birkaç soru olsun. Ve kendi kendinize “şimdi ne öğrendim?” diye sorun.

Zihninizi netleştirin.

Dağınık odalar ve ofisler dağınık düşünmeyi körükler. Zihinsel işler yapacağınız yeri buna uygun biçimde organize edin. Zor bir zihinsel işe başlamadan önce bedeninizi esnetin ve birkaç derin nefes alın.

Eğlendiğiniz bir şeyler yapın.

Bu hem stres düzeyinizi düşürmenize hem de beyninizi tazelemenize yardımcı olacaktır. Yalnız burada önemli olan yaptığınız eğlenceli faaliyete aktif olarak katılmanızdır. Televizyon seyretmek böyle bir amaç için uygun değildir. Zihni geliştirici eğlenceli oyunlar oynamak ya da bir hobiyle uğraşmak, kısacası sizi dinlendiren ve eğlendiren bir şeyler yapmak beyninizin daha iyi biçimde düşünmesine yardımcı olacaktır.

Beyin egzersizleri yapın.

Beyninizi sürekli değişik yönlerde çalıştırın. Bulmaca çözün, satranç oynayın, bir şeyler ezberleyin. Beynin çalıştırılması sürekli yeni nöron bağlantıları geliştirilmesine yol açar.

Yeni şeyler öğrenin.

Bu beyne egzersiz yaptırmanın bir başka yoludur. Yeni bir şey öğrendiğinizde beyniniz buna uyum sağlamak için yepyeni bağlantılar geliştirmek zorunda kalır.

Stresten uzak durun.

Özellikle uzun vadeli stresin bedeninizde meydana getirdiği hasarlar bir yana, beyninizi de olumsuz yönde etkilemektedir. Stres düzeyinizi bilinçli olarak azaltmak için gevşeme vb. tekniklerden yararlanın.

Kendinizi eğitin.

Çeşitli araştırmalar az eğitimli kişilerin Alzheimer’a daha fazla yakalandığını göstermiştir. Herhangi bir alanda eğitim almak beyninizi daha güçlü hale getirir.

Soru sorun.

Bu beyninizi formda tutmanın çok iyi bir yoludur. Yalnızca kendi zihniniz içerisinde kalsa bile soru sorma alışkanlığını sürdürün. Zihninize gelen her şeyi sorun ve muhtemel cevaplar üzerinde düşünün.

 

 

Bahar Anahmias, the brain

Bir Kahve Molası

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: