İnsanın Anlam Arayışı

Bazı kitaplar vardır, okuduğunuzda sizi sarsar, güçlendirir, dönüştürür ve sizi bulunduğunuz noktadan bambaşka bir noktaya getirir.

Artık siz o eski siz değilsinizdir.

Avusturyalı psikiyatr Viktor Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” isimli kitabı da aynen böyle güçlü bir kitap. Okuyanın üzerindeki etkisi çok yoğun. Bu etkinin bir nedeni de tabii ki acı dolu, korkunç bir yaşama tanıklık etmek.

Viktor Frankl, 2.Dünya savaşında Nazi toplama kamplarında tüm ailesini kaybediyor, kendisi sağ kurtulmayı başarıyor. Maruz kaldığı tüm kötülüklere ve zorluklara rağmen nasıl hayata tutunduğunu anlattığı bu kitabını yazıyor ve hatta bu deneyimleriyle Logoterapi adını verdiği ekolü oluşturuyor.

Logoterapiye göre hayatta anlam arayışımız bizim temel güdümüz.

İhtiyaç duyduğumuz da özgür seçimimizle uğrunda savaş vereceğimiz amacı bulmak.

Herkesin bu hayatta özel bir misyonu var.
Peki bu anlamı ya da misyonu nasıl bulacağız:

1-Çalışarak ve üreterek

2-Sevgiyle etkileşimde bulunarak

3-Acılara direnerek

Frankl kitapta, kampta intiharların arttığı bir dönemde, arkadaşlarını yüreklendirmek için Nietzche‘den iki alıntı yapar.

“Yaşamak için bir nedeni olan kişi her nasıl’a katlanabilir” ve “Beni öldürmeyen güçlendirir”.

Gerçekten de sadece bir numaradan ibaret olduğu, geçmişin dışarıda kaldığı, gelecek ihtimalinin bir mucize olduğu bu korkunç yerde her gün gördüğü ölümlere, intiharlara, maruz kaldığı aşağılanmalara, dayağa, soğuğa, açlığa alışır.

İnsanın herşeye katlanabildiğini anlar.

Acının da ölüm gibi katlanmamız gereken bir gerçek olduğunu düşünür.

Ama insanın asıl katlanamadığının haksızlık ve mantıksızlığın verdiği ruhsal ıstırap olduğunu söyler.

En önemlisi “insan onurunu bir toplama kampında bile koruyabilir” der.

Tüm yaşadığı korkunç acılara direnen, sonrasında tüm hayatını sıfırdan tekrar inşa eden ve yaşadığı deneyimleri kendi gibi acı çeken insanların şifalanması için bir tedaviye dönüştüren Frankl’ın yaşamı müthiş bir azim ve hayata tutunma hikayesi.

Onun, kitabın önsözüne yazdığı mutluluk ve başarıya ilişkin cümleleriyle bitirmek istiyorum.

“Başarıyı amaçlamayın.

Bunu ne kadar amaç haline getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar.

Çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi ortaya çıkmalı, kendisi oluşmalı ve sadece kişinin, kendinden daha büyük bir davaya kişisel adanışının amaçlanmayan bir yan etkisi olarak ya da kişinin kendini başka bir insana bırakışının bir yan ürünü olarak oluşmalıdır.

Mutluluğun kendiliğinden olması gerekir, aynı şey başarı için de geçerlidir.

Ona aldırış etmeyerek, kendi kendine olmasına izin vermeniz gerekir.

Bilincinizi dinlemenizi ve bilginiz dahilinde bilincinizin sizden yapmasını istediği şeyi yerine getirmek için elinizden geleni yapmanızı istiyorum.

O zaman, uzun vadede -uzun vadede diyorum!-başarı sizin peşinizden gelecektir, çünkü başarıyı düşünmeyi unutmuşsunuzdur.”*

Banuhan Güvenir

Bir Kahve Molası

 

*İnsanın Anlam Arayışı,Viktor E.Frankl ,Okuyan Us Yayınları

Bu Holokost’dan kurtulmuş psikiyatr Viktor Emil Frank’ın TED’de bulunan minik bir klibi.

Bir Kahve Molası

Mutluluk ve 40’lı Yaşlar için tık tık.

Mutluluk yöntemleri için bir başka yazı için tık tık.

Mutluluk için bir başka yazı için tık tık.

Hayat Kötüye Gittiğinizde Yapmanız Gerekenler İçin tık tık.

Mutluluk peşinde koşmaktan yorulmamak için tık tık.

Başarı ile ilgili diğer yazılar için tık tık.

%d blogcu bunu beğendi: