Evlilikteki Düşkırıklıkları

Son dönemlerde evliliğinden mutsuz olup, ayrılanlar, ortada ciddi bir neden yokken (şiddet, aldatma vs.) kocasından sıkılanlar çoklaştı mı, bana mı öyle geliyor?

Çoğumuz 20’lerimizde, bazılarımız 30’larımızda, hatta bazılarımız ise 40’larımızda evlendik. Aşık olduk, tanıştırıldık, mantığımızla hareket ederek seçtik, ama o kişiyi hayatımıza soktuk.

Ne değişti? Evlendiğimiz adam mı? Biz mi? İkisi birden mi? Beklentilerimiz mi?

Mutlu bir evlilik için okuduğum bazı ipuçlarını kendi yorumumu da katarak sizinle paylaşmak istiyorum:

1. Yaptığınız planların bazılarının gerçekleşemeyeceğini kabul edin. 

Bunu ne kadar erken kabul ederseniz, o kadar rahat edersiniz.

Evet, evlenince harika bir hayat, muhteşem ikili olacaktınız. Ama…. Bazen çocuk istersiniz, istediğiniz zaman hamile kalamadığınız gibi, tüp bebek vs. gibi yorucu ve zaman alıcı bir sürece girmek zorunda kalırsınız.

Bazen yeni bir ev, yeni bir araba istersiniz, ama eşinizin ya da sizin işleriniz beklendiği gibi gitmez.  ‘Unutmayın ki, mutluluk sahip olduklarınızın çokluğuyla değil, sizin müteşekkirliğinizle alakalıdır.

2. Düş kırıklıklarına hazır olun. 

Kocanız sizin aklınızdan geçenleri okuyamaz.

İkinizin de mükemmel olmadığını kabul edin. Elinizin bir hareketiyle sizin isteklerinizi yerine getiren bir sihirbaz olarak düşünmeyin onu. Çıkarken/flört ederken her gün, her gece gezmeye, sinemaya gidiyordunuz.

Evlilikte uzun geceler boyunca, yan yana kanapede oturup, birinizin elinde ipad, diğerinin elinde tv kumandası oturmaya hazır olun. Hayat bu çünkü.

Önemli olan yan yana otururken onu sevdiğinizi ve hala beğendiğinizi ona hissettirmeniz. Elini tutun, sırtına dokunun. Temasta bulunun.

3. Kocanızı beğenmemeye hazır olun. 

Belki de bu sizin başınıza hiç gelmeyebilir. Siz ömür boyu aşk yaşayabilirsiniz. Ama bazen de sevdiğiniz adam sizi sinir eden davranışlarda bulunabilir.  O çıkarken bayıldığınız özellikleri size batmaya başlayabilir. Hatta tüm hareketleri size bencil, sorumsuz, vs. gelmeye başlayabilir.

Onda sevdiğiniz özellikleri düşünün. Bu özelliklere  odaklanın. O da bir insan sonuçta. Belki sizin de banyodan geç çıkmanız, ya da bir yere giderken geç hazırlanmanız, çantanızın içinde aradıklarınızı bir türlü bulamamanız onu sinir ediyordur.

O iyi bir insan. Sizin seçtiğiniz insan. Bunu unutmayın.

4. Evlilik içinde daha çok sorumluluk aldığınızı, daha çok çalıştığınızı düşünmeye hazır olun. 

İstisna durumlar hariç, evlilikte kadına daha çok rol düştüğü bir gerçek.

Çocuklar, evin düzeni, yemek hazırlanması, ortalığın toplanması, bir de o kadın çalışıyorsa kariyer. Eeee, çocuk ta yaparım, kariyer de, her zaman gerçekçi bir tını olmayabiliyor.

Zamanla artan sorumluluklarınız sizi bıktırdıysa, duruma objektif açıdan bakarak, kocanıza iş bölümü teklif edin. Çocuklara masalı o okusun, matematik ödevlerini kontrol etsin, masayı hep beraber kaldırın, arada sırada bütçenizi sarsmayacak bir şekilde dışarıda yemek yeyin.

Mızmızlanacağınıza çözüme odaklanın. Bazen sohbet arasına sıkıştıracağınız ‘Çocuklar seninle çalışmayı çok seviyor’ ya da ‘Akşamları yatmadan önce senin anlattığın hikayelere bayılıyorlar’ cümleleri ile sorununuzu çözebilirsiniz.

Bazı ailelerde eşler hiç yardımcı olamayabiliyorlar, bu durumu da anneanne, babaanne faktörü ile çözebilirsiniz. Size bu konularda yardımcı olacak birini mutlaka bulursunuz.

5. Bazen eşinizle ayrı düşüncede olmaya hazır olun. 

Evet, hayat müşterek. Ama her konuda, her zevkte aynı düşüncede olmayabilirsiniz.

İkinizin de birer birey olduğunuzu unutmayın. Ortak noktalar üzerine çalışın ama birbirinizin zevkine, düşüncesine de saygı duyun.

6. Gelişin ve değişin ama öğrendiklerinizi, yeni sizi birbirinize anlatmaya hazır olun. 

Kendi özelliklerinizi de evliliğin hengamesinde sakın kaybetmeyin. Eşiniz sizi öyle sevdi.

Gelişin ve değişin ama bunu birbirinize anlatmayı sakın atlamayın. En kötü olay aranızdaki iletişimi kaybetmek olacaktır.

Son dönemde moda olan ‘Ben ne yapmak için bu dünyaya geldim’ varoluş amacınızı sorgulayın. Ama hayatınızda kötü giden bir şeyi hayatınızdan çıkarın, ‘Life begins at the end of your comfort zone’ (Hayat konfor alanınızdan çıktığınızda başlar) dendiğinde hayatınızdan ilk çıkaracağınız eşiniz olmasın.

Onu da bu gelişime, değişime sokun.

Özellikle bunu iyice öğrenin. Çevremdeki ayrılıkların büyük çoğunluğu listenin 6 numarasından geliyor.

7. Bu yolda sonuna kadar beraber olmaya hazır olun. 

Evliliğe beraber karar verdiniz. Sonuna kadar da beraber dediniz. Ayrılmak aklınıza bile gelmesin. (Önemli nedenler hariç).

Sudan sebeplerle eşinizden, hele hele varsa çocuklarınızdan vazgeçmeyi sakın düşünmeyin. Bir arkadaşımın evliliğe son verme nedeni, eve gelince onun ev işini yapması, eşinin ise kahvesini içmesiydi. Ev işi dediği de bulaşık makinesine bulaşıkları koymak ve sonra da boşaltmak. İnanabiliyor musunuz? ‘Yani bulaşık makinesi yüzünden mi boşandın? ‘dediğimde, yüzüme bakakaldı.

Annelerimiz, büyükannelerimiz ne zor koşullarda, ne zor adamlarla evliliği becerebildiler.
Biz niye yapamayalım?

Bahar Anahmias, the wife

Bir Kahve Molası

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: