Okul Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli?

baharanahmias-blog

Okula ve eğitime inanan bir nesiliz. Yememiz içmemizden keser, yine de çocuğumuzu en iyi okula yollamaya çalışırız. 2016 yılında kendi okul maceramı anlattığım bu yazıyı revize edip, tekrar sizlerle paylaşmak istedim.

Ben özel okula gönderme lüksüne sahiptim. Devlet okulları hakkında fazla bilgim yok. Şimdiden söyleyeyim. Büyük kızım daha sonra başarılarıyla burs da aldı. Ailece bizi gururlandırdı.

İşte 2016 Mart ayında yazdığım yazım:

Hep sorulur bana ‘ Okul seçerken nelere dikkat ettin? Okulundan memnun musun?’  diye.

Büyük kızım 2001 doğumlu.

O 3 yaşındayken arkadaşlarımın çocukları ilkokul seçme aşamasındaydılar.

İlkokul 8 sene olmuştu.

Bir sürü özel kolej kendi ilkokullarını açmaya başlamıştı.

Ben Kolej-Anadolu Lisesi sınavlarına hazırlanan bir nesilden gelmiştim.

Kızım bu stresi, bu etiketlemeyi yaşasın istemiyordum.

Her akşam evde eşimle bunu tartışıyorduk.

Üniversiteli anne-babalar olarak akademik mi olsun, yaratıcılığı mı öne çıkarsın, spor olanakları, mesafe vs. derken 3 yaşındaki çocuğumuza ideal okulu seçmeye çalışıyorduk.

İstinye’de oturuyorduk. Evimize çok yakın bir okula zaten 8 aylıkken yazdırmıştık kızımızı (Zamanı gelince istersek diye.). Bu okul sırayla alıyordu. Bizim sıramız hazırdı. Hem de 1. sıradaydık.

Kızım 5 yaşına gelince başladım okulları gezmeye.

Sırayla alan okullar, evimize yakın okullar, popüler okullar, iddialı okullar, montessori uygulayan okullar, sınavlarda iddialı olan okullar, yurtdışına üniversiteye yollayan okullar, kurayla alan okullar….

Oturduğumuz yere çook uzaklarda kurayla alınan tanınmış bir okulun tanıtımına gittik.

Oraya yazdırmaya, kurasına sokmaya kararlıydık.

Git, git, git, yol bitmedi. Yolumuzu bir ara kaybettik.

Tanıtımdaki sunumlar son derece ruhsuztu. Biz eşimle birbirimize baktık ve anında vazgeçtik.

Kuraya bile sokmadık. Ya çıkarsa diye.

Okulun avantajı tanınmış, başarılı lisesine devam edilmesiydi ama seçmedik.

Pişman olduk mu? Hayır.

Ama seçtiğimiz okul kendini kanıtlayıncaya kadar anneanneler, babaanneler tarafından senelerce sosyal baskıya mazur kaldık. ‘Neden kuraya sokmadınız?’ diye.

Başka bir okul tanıtımında okul müdürü kendi okulunu anlatacağına diğer okulları kötülemeye başladı. Hemen listeden üzerini çizdik. Kampüsünün güzelliği ve evimize yakınlığına rağmen. Zaten o okul da bir sure sonra satıldı.

Bir diğer okulda ise okul müdürü sahneye çıkarak, tüm tanıtım web sitesinde mevcut, herkese bir de cd vereceğim herşeyi oradan öğrenirsiniz diyerek bize değer vermedi.

Biz bir sürü anne-baba işi gücü bırakmış, gelmişsiz, zaman ayırmışız, en değerli varlığımızın akademik hayatının başlangıcına karar vereceğiz. Sen bizim sana gösterdiğimiz saygıyı bize göstermiyorsun. Hemen eledik.

Eş-dost ‘Nasıl yaparsınız? Bu okul çok güzel, biz 2 sene öncesinden ön kayıt yaptırdık.’ gibi söylemlerle bizi etkilemeye çalıştı.

Yine akademik olarak son derece iddialı, lisesi olmayan, bu nedenle çocukları deyim yerindeyse yarış atı gibi yetiştiren bir başka okulu direkt eledik. Baskıya ve yarışa dayanamayan, o okulu seçen arkadaşlarımızın çocukları da ilerleyen yıllarda başka okullara geçtiler.

8 aylıkken yazdırdığım, evime 1 km mesafede olan o güzel okula gezimizde ise öğrencilerin biz gezerken yerde oturmaları ve onların üzerinden atlamamız, çalışan öğretmenlerin ‘Biz ingilizce değil, resmen terbiye öğretmeye çalışıyoruz’ demesi bizi etkiledi. O okulu da elememize sebep oldu. Hem de 1. sırada olmamıza rağmen. Sıranın kendi çocuğuna gelmesi için bekleyen bütün arkadaşlarım ‘Sen delisin’ dediler.

Açıkçası imkanımız olduğu için özel okula vermeyi düşünmüştük hep. Bu nedenle devlet okullarını bunun dışında tuttum. 11 sene önce oturduğumuz bölge yeni yapılandığı için, henüz iyi bir devlet okulu da yoktu zaten.

Derkeen, şimdiki okulumuzun görüşmesine gittik.

Küçük bir grup halinde bizi karşıladılar. 2-3 ilkokul öğretmeni, müdür, ilkokul, anaokul, lise müdürü bizi bir toplantı odasına aldılar.

20 anne-babaydık. Bize vizyonlarını anlattılar.

Facebook’ta paylaştığım bir yazımda ‘İçimizdeki Potansiyeli Ortaya Çıkarmak’ misyonunda olan bir okulu seçtiğimi söylemiştim. Bunu orada bize gösterdiler.

Başarılı çocuğu daha da yukarı çıkaracaklarını, orta başarıdakini ise ellerinden geldiğince destekleyeceklerini, bireysel eğitimle her çocuğun içlerindeki potansiyeli ortaya çıkarmaya çalışacaklarını söylediler.

Robert Kolej vakfı tarafından kurulan bu okulun, 100 – 150 senelik bir kurumun eğitime bakışa açısını bu okula taşıyacağına inandık. Samimiyetlerine inandık. Eşimle buraya verelim dedik. Hisar Okulları‘na yazdırdık.

Kızım 12.sınıfa geçiyor. Küçüğüm ise 7. sınıfa. 11 senelik bir geçmişim oldu Hisar Okulları ile.

Hiç pişman olmadık.

Hep ‘İyi ki’ dedik. Hiç ‘Keşke’ demedik.

İlkokulda 9 ayrı ilkokul öğretmeniyle tanıştık. Her kızım her sınıfta başka öğretmenle okudu. Hepsi de birbirinden değerli insanlardı. Bir okulun bunu dedirtmesi bence çok önemli.

Zaman çok hızlı geçti. Büyüğüm liseyi bitirmek üzere. Bir okula verirken mutlaka geleceği de düşünmek gerekiyor. Ortaokul ve lise ayrılmaz bir bütün.

Hisar Okulları‘nda gerçekten de istediğim gibi bir eğitimi yakaladığımı görüyorum. Kızlarımı her zaman bir birey olarak gördüler. Yeteneklerine ve kişiliklerine dersteki notlarından daha fazla değer verdiler.

Her seviyedeki okul müdürlerimiz saygın, yetkin ve mütevazi kişilikler.

Öğretmenlerin kalitesini söylemiyorum bile.

Mezun olan çocukların tavrını, geldikleri yerleri ise gıptayla izliyorum. Kızlarımın da kendi yollarında doğruyu bulacaklarına inancım tam.

Hisar gerçekten de güzel bir aile. Öğretmeniyle, velisiyle, çalışanlarıyla, idari kadrosuyla ve öğrencileriyle….

Bu ailenin kenarından da olsa bir parçası olduğum için mutluyum.

Peki biz okul seçerken nelere dikkat ettik? Okul seçerken nelere dikkat etmek gerekir?
1.Vakıf okulu olması

(Nitekim bizim zamanımızda popüler olup da vakıf okulu olmayanlar ya zamanla zayıfladılar ya da el değiştirdiler)

2.Vakıfta kimlerin olduğu, eğitime bakış açıları
3.Akademik kadronun tanıtımda yer alması ve tanışma şansınızın olması

(Okulu yapan öğretmendir, havuzu, bahçesi, kulüpleri değil)

4.Okulun öğretmen yapısı, öğretmen yaşı
5.Öğretmenlerin kaç senedir bu okulda olduğu, 

öğretmenlerini sık değiştiren bir okuldan hemen uzaklaşın.

6.Okulun öğretmenlerine sağladığı eğitim imkanları, 

bir okulun öğretmenlerine de gelişim imkanı sunması çok önemlidir. Dijital çağda bireysel olarak kendini güncellemeyen kişi mutsuz olur.

7.Okulun dünya görüşü, vizyonu, misyonu
8.Okulun teknolojiye bakış açısı ve eğitime nasıl entegre ettiği
9.Okulun çocuğu birey olarak görüp, öyle değerlendirmesi, ve bunu gerçekten yapması
10.Okulun Teog-sbs vs peşinde olmaması,

ama bunların da Türkiye gerçeği olduğunu göz ardı etmemesi

11.Okulun eve çok uzak olmaması:

ilerleyen yıllarda çocuklar okul sonrası aktivitelere katılabiliyorlar. İstanbul gibi bir yerdelokasyon sizi ulaşım açısından zorlayabiliyor.

12.Okulun öğrenci profili.

Çocuklarınız senelerce onlarla arkadaşlık edecekler. Ailelerin sosyal statüsü, hayata bakış açısı yüzünden çocuğunuzun kendini kötü hissetmesini istemezsiniz. Unutmayın bir okula karar verirken, bir çevreye de karar veriyorsunuz. Sizin gibi ailelerin olduğu okulu seçmeye çalışın.

13.Okulun bütçenize uygun olması.

Hele ki ilerleyen yıllarda eklenen piyano, tenis vs. ekstra masraflarla bütçe kabarıyor. 2.-3. çocuk derken, eğitim masrafının sürdürülebilir olması çok önemli. Bu bütçeyi verebilen ailelerin diğer sosyal ortamlarda da aynı mantıkla para harcaması sizi de sosyal baskıya maruz bırakabilir. Dikkat edin.

14.Okulun büyük sınıflarında çocukları olan velilerin görüşleri.

Veli görüşleri sizin için ciddi bir yol göstericidir. Akademik kadronun iddia ettiklerini yapıp, yapamadıklarını da kontrol etmenizi sağlar. Burada veli görüş avcısı gibi olmanız lazım. Her ortamda tanıştığınız yeni biriyle ‘Aaa, çocuğunuz hangi okula gidiyor?’ diye konuşmayı başlatıp, sonra onun anlatmasına izin vermelisiniz. Bu bazen internetten bile olabilir. Değer verdiğiniz, takip ettiğiniz birini okul seçimi ve neden bu okulu seçtiği size yol gösterici olabilir.

15.Okulun öğretmenlerinin görüşleri
16.Okula kalbinizin ısınması,: Anne babanın hissi genelde doğru çıkıyor.

İyi şeyler yapmaya, eğitim sistemini iyileştirmeye çalışan bir sürü eğitimci var artık. Gözünüzü açın ve onları takip edin derim. Bir okula girdikten sonra çok önemli bir neden yoksa başka okula geçmesi çocuk için çok da sağlıklı değil.

Eğlenceli kulüpleri, kodlama vs. gibi becerileri vermeleri, robot yapmaları sizi çelmesin. Bir okulda çocuklara “insanca beceriler öğretiliyor mu?” onu sorgulayın derim. Birey olarak değer veriliyor mu? Potansiyelleri ortaya çıkarılıyor mu?

Okulu okul yapan öğretmendir. Bunu unutmayın.

Okul tanıtımlarına giderken elinize benim listemi alın, soracağınız soruları önceden hazırlayın. Düşündüğünüz okullarda okutan velilerle görüşün. Memnuniyetlerini, sorunlarını, okulun öğrenci profilini öğrenmeye çalışın.

‘Okul – aile- çocuk bir taburenin ayakları gibidir.’ demişti çok değer verdiğim bir eğitimci olan teyzem. Birinden biri eksikse çocuğun başarısı ve tamlığı bozulur.

Bu nedenle, evet okul seçimi önemli ama tek başına yeterli değil.

Aile olmak ve aile terbiyesi, görgüsü, eğitimi çocuğumuzu ortaya çıkaran olmazsa olmaz diğer etmen.

O zaman son sözüm şu olacak: Hislerinize güvenin.

Okul seçiminde tüm velilere kolay gelsin.

 

Bahar Anahmias, the schoolmom

Bir Kahve Molası

Not: Göndermediğim okulların isimlerini yazmayı etik olarak doğru bulmadım. Seneler içinde bu okullar da hatalarını, eksiklerini gidermeye yönelik çalışmalar yaptılar zaten.

Yuva / anaokulu seçimi için ise şu yazıya göz atabilirsiniz. Çocuğumuzu Anaokuluna / Yuvaya Verirken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: