Siber Zorba Olma ! #farkinavar

Haftasonu Bahçeşehir Üniversitesi’nde bir forumdaydım. Blogger Forumu.

O gün orada konuştuğumuz konulardan biri de SİBER ZORBALIK tı.

Siber Zorbalık hepimizin, çocuklarımızın, gençlerimizin bazen farkında olarak bazen de farkında olmadan yaptığımız bir şey.

Samsung Electronics Türkiye, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliğiyle siber zorbalığa karşı “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketini başlatmış.

Çocukların, gençlerin ve ailelerin siber zorbalığa karşı bilinçlendirilmesi amacıyla yıl boyunca eğitimler verilecekmiş.

Pekii Siber Zorbalık Nedir?

Zorbalık bir birey veya grubun kasıtlı olarak diğerlerine yaptığı aşağılama, iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma ve dışlama gibi rahatsızlık verici eylemlere deniyor. Siber Zorbalık ise bu eylemlerin elektronik ortamda yapılması ile ortaya çıkıyor. Siber zorbalığa uğrayan çocuk veya gençler genelde psikolojik yara almalarının yanı sıra, bazen de fiziksel hasar görüyorlar.

Instagramda yapılan olumsuz bir yorum,

kız arkadaşından beğenmediği resmin kaldırılmasının istenmesi,

beğenilen kişinin stalklanması,

kız ya da erkek arkadaşından ayrıldıktan sonra özel fotoğraf veya videoları başkaları ile paylaşma,

bu tarz özel fotoğrafları paylaşma tehdidi ile karşı taraftakine istediğini yaptırma, şantaj…

Siber Zorbalık Nasıl mı Oluyor?

Amerika’da bir üniversite bunları kategorize etmiş. Buyrun:

Dışlama:

Hariç tutma, dışlama çok etkili bir siber zorbalık taktiğidir. Siber zorba dışlama amacıyla hedef çocuğa çeşitli mesajlar yollar. Akranları ve grubu tarafından kabul edilme ihtiyacı duyan genç çocuk ise bu mesaj sonucu yıkılır. Durumu bir türlü düzeltemez. Ortak tanıdıkları etkileyerek hedef olarak seçilen bireyi arkadaş listelerinden silmelerini ve bloke etmelerini, yani sosyal olarak dışlamalarını sağlamak ta bunun devamında gelir.

Saldırma:

Genelde grup odalarında, whatsapp gruplarında, mesajlaşmalarda küfür, şiddet içeren sözlerle ortaya çıkan bir siber zorba taktiğidir. Bazen normal bir mesaj gibi gözükse de hedef çocuk ya da genç içeriğin farkına varır ve incinir.

İfşaa:

Hedef çocuk ya da gencin kişisel görüntüsünün istemi dışında herkese gönderilmesine ifşaa denir. Bu hedef görüntüler ya da bilgiler hassas bilgiler ya da cinsel içerikli, özel görüntüler olabilir. Çoğu zaman bu görüntüler kurban tarafından yakın arkadaşları ile paylaştığı görüntülerdir. Yakın arkadaşlık bitince görüntüler ve videolar da paylaşılmaya başlayabilir.

E-posta Tehditleri:

Bu taktik siber zorbanın hedef çocuğu korkutacak email ve tehditler yollaması ile başlar. Sonra da hedef genç ya da çocuğun bu korkusu arkadaşları ile paylaşılır.

Taciz:

Taciz, hedef çocuğa ya da gence endişe veren, şiddet içerikli mesajlar gönderilmesidir. Bu tehdit eden mesajlar zorbalığa uğrayan çocuğa sık sık gönderilir. Siber taciz hedefin yani kurbanın elektronik ortam dışında da tehdite uğrayacağının bir kanıtı değildir.

Kimlik avı:

Kimlik avı, hedef çocuğu kendileri ve / veya sevdikleriyle ilgili kişisel ve / veya finansal bilgileri ortaya çıkarmak için kandırmak, ikna etmek veya manipüle etmeyi gerektiren bir siber zorbalık taktiğidir. Siber zorba bu bilgiyi edindikten sonra, hedef çocuğun profiline hatta anne ve babasının kredi kartlarına vs. ulaşabilir. Alışverişe başlar, aileyi ve kurbanı zora sokar.

Kimliğe Bürünme / Başkası adına sahte hesap açıp, onun kimliğine bürünmek:

Siber zorbanın kurbanın kimliğine bürünmesi için dijital olarak pek çok bilgisine erişebilmesi gerekir. Siber zorbalar bu bilgileri ele geçirdikten sonra hedef çocuğu / kurbanı taklit ederek sosyal paylaşım sitelerinde, emaillerde çirkin paylaşımlarda bulunurlar. Bazen kurbanın adına çirkin içerikli, asılsız web siteleri bile kurabilirler.

Kötüleme, dedikodu:

Kötüleme taktiği hem klasik zorbalık hem de siber zorbalıkda kullanılır; siber zorbaların, bilinçli olarak şöhretlerine veya dostluklarına zarar vermek için hedef çocuğa karşı acımasız söylentileri, dedikodu ve gerçek dışı ifadeleri gönderdikleri, yayınlamaları bu tür zorbalıktır. E-posta ve Cep Telefonundan Görsel Yollama: Sadece siber zorbalıkta kullanılan bir taktik değildir. Görüntüler pornografik ya da küçük yaştaki çocukların görüntüleriyse cezai bir davranış olabilir. Hedef çocuğa yollanan görsel önce onu hedef alır, sonra da adres defterindeki herkesi. Böyle bir siber zorbalıkta hedef çocuk da ciddi cezai yaptırımlarla karşılaşabilir.

Resimler ve Videolar Paylaşma / Mobil, elektronik cihazlar aracılığı ile bireylerin görüntülerini izinsizce çekip paylaşmak

En fazla kullanılan ve hedef çocuğu, genci, kurbanı en zor duruma sokan siber zorbalık taktiklerinden biridir. Hedef çocuğun banyodaki, soyunma odasındaki, hatta yatak odasındaki fotoğrafı ya da videosu ya bir cep telefonu ile ya da bilgisayarının kamerasından gizli olarak istem dışı çekilir ve dağıtılır.   Yaygın olarak siber zorbalıkla karşılaşan mağdur çocuk ya da genç okula gitmemeye, arkadaşları ile görüşmemeye hatta intiharı düşünmeye başlayabilir.

Pekii Ülkelere Göre Siber Zorbalık Oranları Kaç?

Ülkelere göre siber zorbalık oranlarını paylaşan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Sayan ,

“İnternet kullanıcılarının Kanada’da yüzde 21’i siber zorbalığa maruz kalırken, yüzde 69’unun siber zorbalığa tanıklık ettiği görülüyor.

İngiltere’de bu rakam yüzde 20 ve üzeri olarak kayıtlara geçerken, ülkemizde ise siber zorbalığa maruz kalanların oranı yüzde 20.

Amerika’da siber zorbalıkla mücadele etmek zorunda kalanların yüzde 20’si intiharı düşündüğünü açıklaması en ilginç verilerden biri.

Bu rakamlar üstelik siber zorbalığa maruz kaldığını açıklayan kişilerden oluşuyor.

Bunu açıklamamış kişiler de göz önünde bulundurulduğunda bu oranlar daha yükseliyor” açıklamasında bulunmuş.

Öte yandan sizlerle

Kocaeli Üniversitesi’nin TÜBİTAK ile yürüttüğü Siber Zorbalık araştırmasına dair sonuçlarını da paylaşmak isterim:
  • Araştırmaya katılan öğrencilerin % 90’nının Facebook’ta hesabı bulunuyor.

 

  • % 11.64’ü sözlü siber zorbalığa maruz kaldığını; % 10.13’ü ise siber zorbalık yaptığını belirtmiş.

 

  • Araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık %56.5’i internette tanımadığı kişilerle konuştuğunu söylemiş.

 

  • Öğrencilerin %57.6’sı sosyal ağlarda “kullanıcıyı şikayet et/bildir” linkini kullanarak şikayette bulunduğunu ifade etmiş. Öğrencilerin şikayet etme nedenleri arasında ilk sırada “sözlü taciz” yer almakta.

 

  • Siber ortamda, sözlü tacize maruz kaldığını belirten öğrencilerin oranı ise %25.4.

 

  • Araştırmaya katılan öğrencilerin %32,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “kanıt içeriği silme” davranışını tercih etmekte.

 

  • Araştırmaya katılan kız öğrencilerin %16’sı, erkek öğrencilerin ise %30,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “misilleme” yoluyla zorbalığa karşılık vermeyi uygun bulmakta. Siber ortamda, sözlü tacize maruz kaldığını belirten öğrencilerin oranı ise %25.4.

 

  • Araştırmaya katılan öğrencilerin %32,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “kanıt içeriği silme” davranışını tercih etmekte.

 

  • Araştırmaya katılan kız öğrencilerin %16’sı, erkek öğrencilerin ise %30,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “misilleme” yoluyla zorbalığa karşılık vermeyi uygun bulmakta.

 

  • Çalışmanın dikkat çekici bulgulardan biri de öğrencilerin siber zorbalığa maruz kalmaları halinde bunu öncelikle arkadaşları ile paylaşacaklarını ifade etmeleri; (okul arkadaşına söylemek %41, çevrimiçi arkadaşa söylemek %31).

 

  • Ailemle paylaşırım diyenlerin oranı %37, öğretmeniyle paylaşma oranı ise %15. Bu durum ergenlerin siber zorbalık durumda yetişkinleri öncelikli rehberler olarak görmedikleri ortaya koymakta.
Pekii, Biz Ebeveynler Siber Zorbalığı Önlemek için Neler Yapabiliriz?

  • İletişim herşeyin temeli. Çocuklarımızla, gençlerle sürekli iletişim halinde olmalıyız.

 

  • Çocuklarımızdaki bazı değişikliklerin siber zorbalık yüzünden olabileceğini bilmeliyiz. Sosyal medya hesaplarını değiştiriyorsa, ya da arkadaş çevreleri ile görüşmekten kaçınıyorsa, siber zorbalığa uğruyor olabilirler. Dikkat etmeliyiz.

 

  • Siber zorbalığa uğrayan çocuğumuza, ilk olarak o kişiyi bloklamasını öğütleyebiliriz. Zorbanın yaptığı, uyguladığı taktiğe göre bu değişebilir.

 

  • Siber zorbanın ortaya çıkması için yolladığı mesajların kopyasını almak da önemlidir. Mağdur, kurban genelde çok üzüldüğü için mesajları hemen siler. Ama kanıt olarak kullanmak için bunları saklamak önemlidir.

 

  • Bazen kurbanın, mağdurun anne veya babası olabileceğimiz gibi bazen de zorbanın ebeveyni olabiliriz. Bunun farkına varmalıyız.

 

  • Çocuklarla / gençlerle siber zorbalık konusunda konuşmalı, onları yargılamadan dinlemeliyiz.

 

  • Çocuğumuzun siber zorbalığa maruz kalıp, kalmadığını sosyal çevresindeki ya da siber ortamdaki davranışlarından anlamaya çalışmalıyız.

 

  • Çocuklarımızın ellerindeki telefonlarla, odalarındaki bilgisayarlarla neler yaptıklarını anlamaya çalışmalıyız.

 

  • Çocuklara / gençlere kimsenin görmesini istemediği özel şeylerini, resimlerini en yakın arkadaşına göndermek olsa bile elektronik ortamda paylaşmamasını öğütlemeliyiz.

 

  • Biz de başkalarına saygı konusunda çocuklarımıza rol model olmalıyız

 

  • Siber zorbalık konusunda bilgilenmeli, bilgilerimizi hikayeleştirerek çocuklarımızla paylaşmalıyız.

 

  • Siber zorbalığa karşı çocuklarımıza yalnız olmadıklarını anlatmalıyız.

 

  • Çocukları siber zorbalığa maruz kaldığında bunu yok saymamalıyız.

 

  • Çocukların siber zorbalık vakalarını yetişkinlere, okula bildirmeleri konusunda teşvik etmeliyiz.

Samsung’a da bu konuda teşekkürü borç bilirim. Farkındalık yarattığı için.

Bahar Anahmias, the cyber mom

Bir Kahve Molası

İşte bu da bu konudaki video.

Kaynaklar: https://www.ncpc.org

http://www.pewinternet.org

Samsung

Kocaeli Üniversitesi Tübitak Araştırması

 

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: