Zayıf Çocuk mu? Toplu Çocuk mu?

Siz de merak etmiyor musunuz?

Zayıf çocuk mu, toplu çocuk mu daha sağlıklı?

Benim iki kızım var. Biri her zaman yemeğini problemsiz yiyen bir çocuktu, diğeri ise hep yemek seçen ve doydu mu, ne kadar ısrar ederseniz, edin bir lokma bile yemeyen.

Şimdi ikisi de büyüdü.

Tüm annelerin, anneannelerin, babaannelerin ağzındadır;

– Bu çocuk çok zayıf. Hiç yedirmiyorsunuz herhalde. (Çocuk ne kadar yerse yesin, eğer zayıfsa yetersiz besleniyordur)

– Doydu da ne demek, doymamıştır. (Çocuğun doyup, doymadığını en iyi anne bilir)

– Kaşık kadar suratı kaldı. (O ne büyüklükte bir kaşıksa?)

– Biraz kilolu olsa ne çıkar, hastalanınca o da gidiyor. (Kilo yedek depo yani)

– Evet, biraz toplu ama babası da küçükken öyleydi, iriceydi. (Kilolu demenin kibarcası)

– Toplu / şişko değil, iri kemikli. (Evet, aslında herkesin yapısı farklı ama ne iri kemikli zannettiklerimiz, kilo verince incecik olabiliyor)

– Evet biraz kilo aldı ama boya gidecek. Göbek demek boya gidecek demek, hepsi gider. (Uzmanız ya)

Anneler olarak doğurduktan sonra ilk problemimiz BESLEMEK, BESLEMEK, BESLEMEK.

Büyütmek için içgüdüsel olarak ilk olarak buna yöneliyoruz.

Tabii ki sağlıklı beslemek ama çocukluklarında bazı kaçamakların olmasına izin veriyoruz açıkçası.

Büyüyünce yemesin ama şimdi çikolata yesin.
Büyüyünce yemesin ama şimdi yağ yesin.
Büyüyünce yemesin ama şimdi bol bol ekmek yesin.
Büyüyünce porsiyon kontrolü yapsın ama şimdi yiyebildiği kadar yesin.

Peki doğru mu yapıyoruz?

Çok sevgili Profesör Doktor Sırrı Bektaş ne mutlu ki hem ailemizin bir ferdi hem de son senelerde çok sık danıştığımız bir doktorumuz.

Ona sordum: Zayıf çocuk mu, yoksa toplu çocuk mu makbul?

İşte cevabı:

“Her meslekte sık rastlanan sorunlar vardır. Ben de kırk yılı aşkın süreden beri kesintisiz çocuk doktoru olarak çalışan biriyim. Bu sürede en sık karşılaştığım sorunların iştahsızlık ve ateşli hastalıklar olduğunu gördüm. Ülkemiz çocuk yönünden çok zengin, bilindiği gibi nüfusumuzun %40’ı onbeş yaş altındadır. Çocuğa çok değer veren bir toplum sayılabiliriz.

Bizde yaygın bir inanç vardır. Buna göre iştahlı ve şişman çocuklar pek hastalanmaz diye düşünülür. Bu yüzden de her anne ve baba çocuğunu çok yedirmek ister. Kendi çocuğunu genel olarak tombul, kilolu çocuklarla kıyaslar. Kendi çocuklarının az yediğini düşünüp, üzülürler. Kilosu ve boyu normal olduğu halde çocuklarının bir deri bir kemik olduğunu söylerler.

Bu işin doğrusu nedir? İştahsız çocuk hastalanmaz mı? İştahı ve kilosu az olan çocuklar daha mı dayanıksızdır?

İştah kavramı çok göreceli bir kavram; bazı çocuklar vardır ki çok yedikleri halde anne baba veya diğer yakınlarına göre iştahsızdır. Daha çok yemeleri gerekir.

Burada esas olan çocukların normal sınırlar içinde gelişmesidir. Eğer bir çocuk yaşına uygun kilo ve boya sahip ise ve muayene bulguları normalse iştah üzerinde durmamak gerekir. Her çocuğun kendi yapısına ve karakterine göre bir iştah durumu vardır. Bazı çocuklar doğuştan iştahlıdır. Bu da çoğunlukla anne veya babadan kaynaklanan bir durumdur.

Esasında normalden biraz daha az yemek ve kilo bakımından ince görünmek, grafiklerde ince ve uzun figür göstermek biz çocuk doktorları için en büyük tercih sebebidir. Çünkü zayıf çocuğun muayenesi daha kolaydır. Organları daha rahat değerlendirilir. İlaç ayarlaması çocuğun kilosuna göre yapıldığından daha düşük dozlu ilaç verilir. Müdahaleler daha kolay yapılır.

Esasında biz erişkinler hep daha az yemeyi ve ince kalmayı düşünürüz çocuklarımıza gelince onların daha çok yemelerinden ve kilolu olmalarından memnun oluruz. Oysa ki ilerisini düşünerek onların ince kalmalarını sağlayarak az fakat dengeli yemelerini temin etmek daha iyi olmaz mı?

Sözün özü :

Zayıf yani ince olmak şişman yani kalın olmaktan daha iyidir.

Az yemek çok yemekten faydalı bir durumdur.

İşte onun sözleri. Fazla söze gerek var mı?

Sevgilerimle,

Bahar Anahmias, the feeding mom

Bir Kahve Molası

Not: Yeni kitabım Bebeğimizin İlk 1000 Günü ile ilgili bilgiye bu röportajdan ulaşabilirsiniz. Tüm annelerin yararlanması dileğiyle. Prof. Dr. Sırrı Bektaş

%d blogcu bunu beğendi: