Online Eğitim mi dediniz?

bahar anahmiasİnsanların fizyolojik ihtiyaçları olduğunu hepimiz biliyoruz.
Bilmediğimiz şey ise psikolojik ihtiyaçlarının da en az fizyolojik kadar önem taşıdığı.

Kariyerime ara verip, aile kurmaya karar verdikten bir süre sonra kendimi geliştirme konusunda çok büyük ihtiyacım olduğunu keşfettim. Bu konuyu danıştığım psikolog bir arkadaşım bu ihtiyaçlardan bahsetti bana:

1. – Bireyin birine güvenme ihtiyacı – Eşi, annesi, arkadaşı

2. – Bireyin bir topluma ait olma ihtiyacı – Genelde bu toplumdaki diğer bireylerin davranış, giyiniş ve tavırlarını taklitle kendini gösteriyormuş. Ergenlik çağındaki çocukların toplumda yer edinebilmek amacıyla arkadaşlarının kıyafetlerinden istemeleri hep bundan.

3. – Aynı bireyin toplumdaki diğer bireylerden farkını hissetmek istemesi – Ben güzelim, akıllıyım, vs.

4. – Bireyin kendini geliştirme ihtiyacı – Bazı insanlar resim yaparak, bazıları tahta boyayarak ya da sadece televizyon seyrederek bunu gerçekleştiriyor.

İşte kendini geliştirme bu aşamada ortaya çıkıyor.
online eğitim - birkahve molasiNe şanslıyız ki Open Courseware adını verdikleri bir sistemle Internet üzerinden bilgileri paylaşma çağındayız.

Open Courseware dediğimiz şey üniversitelerin internet üzerinden kurslarının ya da derslerinin bir bölümünü paylaşmaları. Sistem açık. Bilgi dışarı çıkmak istiyor. Herkes bu bilgiyi paylaşıyor. MIT ve Berkeley üniversitesi bu konuda ilk oyuncular. Yaklaşık 10-15 sene önce MIT bu konuda başı çekerek tüm kurs malzemelerini ve ders programlarını internet üzerinden paylaştı.

Herkesin kafasındaki soru aynıydı. MIT herşeyi paylaşırsa, üniversiteye gitmenin ne anlamı kalacaktı?

Herşey online olunca, üniversitelerdeki akademisyenlerin rolü ne olacaktı.?

MIT masraflarını nasıl karşılayacaktı?

Dünya değişiyor.Gençler her türlü sorunlarını internet üzerinden çözmek istiyor. Bir ellerinde laptop, diğerinde cep telefonu, aynı anda televizyon seyrederek , seyrettikleri programdaki kişileri google da arayan bir jenerasyon geliyor.

Ansiklopediler tarihe karıştı. Hepimizin merak ettiği bir başka konsept ise bilginin güvenilirliği. Bu bilgiyi yayınlayanın kimliği güvenilirlikte başrolde.

İşte tam bu noktada MIT ve Berkeley doğru noktada. Onları Stanford, Oxford, Upenn, Harvard, Cambridge, Columbia gibi zamanında ismini duyup da hayal ettiğimiz üniversiteler izliyor.

Bilgi orada.

Bilgi ulaşılabilir.

İbrahim Tatlıses’in dediği gibi ‘Diyarbakır’da Harvard vardı da biz mi gitmedik?’ Evet, artık, Diyarbakır, Mardin, Antalya, İzmir İstanbul , her yerden bu ayrıcalıklı üniversitelerin bilgilerine ulaşılabiliyor. Rüyalar gerçekleşti.

Tek gereken sosyal sitelere ayırdığımız zamanın bir kısmını da bu üniversitelerin yayınladığı ilgi alanımıza hitap eden kurslara ayırmak. Elbette bu üniversitelerin derslerini anlamak için ingilizce şart.

Ben oradayım. Kendimi geliştirmek, ilgilendiğim konulardaki güncel gelişmeleri takip etmek, bu tanınmış üniversitelerin online da olsa kokusunu içime çekmek için.

İster Itunes U‘dan, ister Edx veya Coursera‘dan istediğim dersleri indiriyor, arabada ya da evde dinliyorum. Konuyla ilgili her türlü bilgimi sizlerle paylaşmaya da açığım.

Bahar Anahmias, the student

Bir Kahve Molası

‘Yukarıdaki yazı 2010 yılında Yeni Medya üzerine master yaparken yazdığım yazılardan birisidir ve hala geçerliliğini korumaktadır.’

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: