Pokemon Go Çılgınlığı

Pokemon Go çılgınlığı. Yeni nesil bir oyun. 10 gündür tüm gündemi meşgul ediyor.

Karakolun önünde Pokemon oynadıkları için nezarete düşenler.

Caminin önünde Pokemon yakalamaya çalışanlar.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde Pokemon yakalamak için içeri girmek için uğraşanlar.

Tüm ana haber kanallarında Pokemon Go haberleri.

Peki nedir bu Pokemon çılgınlığı?

Pokemon, Pocket Monsters – Cep Canavarının kısaltılmışı. 1996’da Japon oyun yapımcısı Satoshi Tajiri tarafından dizayn edilen bir anime oyun. Hatırlarsanız kartlarla oynanırdı ve çizgi filmi de vardı. Amacı çeşitli güç ve özelliklere sahip bu cep canavarlarını yani Pokemon toplamak.

Öte yandan Augmented Reality – Arttırılmış Gerçeklik olayını bir süredir duyuyorsunuzdur. Akıllı telefon, tablet gibi aletlerimizle gerçek dünyada görünenin üzerine extra bir görüntü veya uygulama eklenebiliyor. Yolda giderken telefonunuzu elinize alıp, binaları taradığınızda boş ve kiralık evleri görebiliyorsunuz, veya telefonunuzla süt kutusuna baktığınızda üzerinde video olarak reklamını izleyebiliyorsunuz.

Nintendo her zamanki gibi buna bir katma değer daha ekleyerek yeni bir oyun ortaya çıkarmış. Sanal ile gerçeği birleştirmiş. Çok keyifli bir oyun olmuş.

pokemon-go-bir kahve molasıDefine Avı gibi. Hani çocuklarımıza doğum günlerinde hazırladıklarımızdan. Sakladığımız ipuçlarını bulmak ve sonunda defineye ulaşmakla ilgili olandan. Pokemon Go’da ise define değil de Pokemon avlıyorsunuz.

Herkes dijital oyunlara bayılıyor. Facebook’taki Farmville furyasından sonra çoluk çocuk oyun sevdiğimizi biliyoruz. Annem bile gece saat kurup Farmville’deki domateslerini topluyordu. Gerisini siz düşünün.

Hele bir de bu oyunlar masa başında değil de dışarıda oldu mu, değmeyin keyfimize. Nintendo yapmış yapacağını, daha önce Wii ile bizi oyun oynarken harekete zorlayan Nintendo, şimdi de masadan, kanepeden kalkıp, sokaklarda Pokemon avlamamızı sağlıyor. Anneler ilk defa mutlu, odasından çıkmayan, elinden joystick düşürmeyen gençler sokaklarda.

Çoluk, çocuk tüm insanlar Pokemon avında. Tam anlamıyla bir Pokemon Çılgınlığı yaşanıyor tüm dünyada. İşin garibi bu oyun daha sadece Amerika ve Avustralya’da geçenlerde de Almanya’da yayına sürüldü. Ama biz eşimle dün gece Büyükada’da sokakta Pokemon savaştıran 18-19 yaşlarında 4 genç gördük. Bir bisikletin çevresinde eğilmiş konuşuyorlardı. Tam yanlarındayken birisinin elindeki telefonda Pokemon’un topunu görünce “Aaa, Pokemon’mu yakalıyorsunuz?” sözleri istemsizce ağzımdan çıktı. Eşim şaşırdı. Gençlerin cevabı “Hayır, burada Pokemon var yakaladık ama biz sadece savaştırıyoruz.” oldu. Meğerse Pokemon Go oyununu indiren ülkeler sıralamasında 5. sıradaymışız.

Söylenilene göre Nintendo’nun piyasa değeri oyunu piyasaya sürdükten sonra inanılmaz artmış.

Öte yandan Pokemon Go yüzünden dünyanın her yerinde kazalar yaşanıyormuş.

Pokemon Go yüzünden havuza düşenler, yere düşenler, önünü görmeyenler her türlü tehlikeye maruz kalabiliyormuş.

Bu oyun yüzünden insanlar daha rahat hırsızlık yapabiliyormuş. Lokasyon bazlı bir uygulama olduğu için Pokemon olan yerlerde konumlanan yankesiciler, vs. gelen ve gözleri sadece telefonunda olan masum, oyuna fokuslanmış insanları avlıyorlarmış. Pokemon avlamaya gelenler avlanıyormuş kısaca.

Oyunda Pokemon avlamanın yanı sıra güç toplamak için Alışveriş merkezleri (AVM) veya camiler güç merkezleri olarak kullanılıyormuş. Amerika’da bu tür bölgeleri kendine merkez olarak seçen 3 hırsız gelenlerin telefonlarını çalmış.

Amerika’da restoranlar içeride Pokemon bulundurarak oyuncuların trafiğinden yararlanıyormuş. İçerideki Pokemon’u resmini çekerek tweet atıyor ve oyuncuların içeri girmesini sağlıyorlarmış.

Sırf Pokemon avlamak için girilmesi zor yerlerin kapısında bekleyenler. Holokost müzesinin önü kuyruk olmuş.

Pokemon çeşitlerini moda ile eşleştirenlerden de bahsetmeden olmaz. Küçük canavarların – Pokemon’un moda versiyonu bu olsa gerek.

 

2560-2 2560-3 2560-4 2560-5 2560

 

Bir de bu oyunu yüklemenin tehlikeleri olabilir diyor uzmanlar. Lokasyon bazlı tehlikenin dışında, oyunu telefona indirmenin özel bilgilere ulaşmak isteyenler için kolaylık yaratacağını öne sürüyorlar. Telefondaki ve dolayısıyla bilgisayarınızdaki tüm bilgileri bu oyun sayesinde edinebilirlermiş.

Sosyalleşme, dışarı çıkma, yeni yerler keşfetme, ticari kazanç gibi faydaları var, evet.

Ama, hem de büyük bir ama…. Oyuna kendini fazla kaptırma, dış dünyadan kendini soyutlama, hırsızlığı kolaylaştırma, sanal gerçekliği kendi gerçekliği haline getirme gibi negatif özellikleri de var bu oyunun.

Dikkat edelim.

İyisiyle, kötüsüyle Pokemon çılgınlığı sürüyor. Türk milleti olarak yeniliği severiz. Buna da çok çabuk adapte olduk. Avustralya’dan illegal yollarla bir şekilde telefonumuza indirdik. Önümüzdeki günlerde Türkiye’de de satışa sunulunca oyuncuların ve trafiğinin artacağı kesin. Uzunca bir dönem Pokemon Go konuşulacaktır.

Son söz olarak herşeyin fazlasının, bağımlılığın her türlüsünün kötü olduğunu unutmayalım derim.

 

Bahar Anahmias, the tech addict

 

 

Bahar Anahmias

Okumaya ve kitaplara aşık, öğrenmeye tutkulu, dijitale düşkün bir anne ve aşık bir eş.

%d blogcu bunu beğendi: